Yüksek Ökçeler Özeti – Ömer Seyfettin

  • 31 Temmuz 2021
  • 21 kez görüntülendi.

Yüksek Ökçeler Özeti – Ömer Seyfettin

Yüksek ökçeler kitabı bir öykü kitabıdır. İlk kez 24 Temmuz 1919’da yayımlanan öyküsünün kitap haline getirilmesi ile toplumsal eleştiriye konu edilen bir eserdir. Sosyal hayatın kötü taraflarına değinen yüksek ökçeler öyküsünde genç kızların sevmeden yaşlı adamlarla evlenmesi, bozulan ahlak yapısı ve sahtekarlık gibi konulara değinilmiştir. Bu yazıda Yüksek Ökçeler Özeti başlığını bulabilirsiniz. Yüksek ökçeler ana fikri ise insanların gerçek yüzlerini öğrenilmesinin her zaman huzur getirmeyeceğidir.

Türü:

Öykü

Önemi:

Batı hayranlığını anlatan romanlardan biri olan Yüksek Ökçeler Ömer Seyfettin’in üzerinde durduğu ana temalardan biridir.

Şahıs Kadrosu

Hatice hanım: 13 yaşındayken 60 yaşında biriyle evlenmiş ve genç yaşta dul kalmış temizlik meraklısı bir kadındır. Genç yaşta ihtiyar biriyle evlendirildiği için evlilik lafından nefret eder. Yüksek ökçeli ayakkabı giymeye merakı vardır.

Aşçı Mehmet: Hatice hanımın en güvendiği kişilerden biridir. Fakat hırsızlık yapmaktadır.

Gülter: Hatice hanımın evlatlık aldığı kişidir fakat o da hırsızlık konusunda aşçı Mehmet ile işbirliği yapmaktadır.

Yüksek Ökçeler Özet

Yüksek Ökçeler, Ömer Seyfettin’in kıssadan hisse olarak tanımlanan hikayeciklerinden birisidir. Yüksek ökçeler kitabının hikâye kısmında ruhunun huzurunun iyi olması için gerçeği görmezden gelmeyi seçen Hatice Hanım adında bir hanımefendinin dramatik öyküsü anlatılmaktadır.

Hatice Hanım, henüz on üç yaşındayken altmış altı yaşında ve hasta olan biriyle evlendirilmiştir. Eşinin kısa bir süre sonra ölümü ile karşılaşarak dul kalmış zengin ve kısa boylu bir hanımefendidir. Kocasının ölümünün ardından, tiksindiği için bir daha evlenmeyi düşünmemiştir. Yaklaşık on yıl kadar süren bu evlilik hayatında genç yaşta, kocasının hastalığına katlanmıştır. Genç birisi ile evlenmesini söyleyenlere ise gençlerinde bir gün yaşlanacağını söyleyerek, evlenmek istemediğini dile getiriyordu. Hatice Hanım, üç sadık hizmetçisi olan hizmetçi Elen, aşçı Mehmet ve evlatlığı Gülter ile Göztepe’de bulunan kökünde yaşamaya devam eder. Oldukça titiz ve namuslu birisi olan Hatice Hanım, kısa boylu olması nedeni ile yüksek ölçekli iskarpinler giymektedir. Giydiği iskarpinlerin sesi evin dört bir yanında duyulur. Namus ve temizlik hassasiyetini de konaktaki hizmetçilerine yansıtmıştır. Konakta bulunan uşaklarla görüşmesini istemez ve her gün konağı baştan aşağı temizletmektedir. Bolulu olan aşçı Mehmet’i her gün tıraş ettirerek, beyaz kıyafet giymesine mecbur etmektedir.

Bir gün baş dönmesi şikayeti üzerine konağa çağırılan doktor, kendisine ilaç vermeden yalnızca düz ve yünlü bir iskarpin giymesini tembihler. Hatice hanım, bu tavsiyeye uyarak yüksek ölçekli iskarpinlerini çıkarır. Hatice hanım, baş dönmesi şikayetinden kurtulmuştur, ancak sadık bildiği hizmetçileri bir anda hırsız ve namussuz olmuştur. Kilerden çaldıkları malzemeleri ve et yemeklerini konaktaki diğer uşaklarla oturup yediklerine şahit olmuştur. Bunun sebebini bir türlü anlayamayan Hatice Hanım, çok fazla üzülür. Bir gün ise aşçı Mehmet ile hizmetçileri Güler ve Elen’in konuşmalarını duyar.



*****
EserOzetleri.Com adresini daha hızlı ziyaret edebilmek için Sık Kullanılanlara eklebilirsiniz.
Bunun için Ctrl + D yapmanız yeterlidir.

Ayrıca yorum yaparak düşüncelerinizi kolayca paylaşabilirsiniz.
Yorumlarınız Editörlerimiz tarafından en kısa sürede onaylanacaktır.
Önerileriniz, katkılarınız ve destekleriniz için teşekkür ederiz.
EserOzetleri.Com
*****
Popüler Aramalar

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?