Yaşlı Adam ve Deniz Roman Özeti – Ernest Hemingway

  • 11 Temmuz 2021
  • 46 kez görüntülendi.

Yaşlı Adam ve Deniz Roman Özeti – Ernest Hemingway

Yaşlı Adam ve Deniz, İlk olarak 1951 yılında yayınlanmış, Bilgi Yayınevi’nden çıkarılmıştır. Roman Hemingway’in en sevilen eserlerinden biridir. Cesaret ve güven temalı Yaşlı Adam ve Deniz Özeti sizler için burada. Yaşlı Adam ve Deniz kitabı herkesin okuması gereken temel eserlerden biridir.

Türü:

Roman

Önemi:

Ernest Hemingway bu kitabı ile 1953’te Pulitzer Ödülü’nü, 1954’teyse Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmıştır.

Yaşlı Adam ve Deniz Özeti

Santiago, Golf Stream’de küçük teknesiyle yalnız başına avlanan, zayıf, yüzü kırışmış bir balıkçıdır. Yanakları güneşten dolayı oluşan esmer lekeler ile çenesine kadar kaplıdır. Bu balıkçı, 84 gün denizde olmasına rağmen bir balık dahi avlamayı başaramamıştır. Yanına yardımcı olarak bir çocuk almıştır, ancak kırk gün boyunca balık tutamadıkları için çocuk, balık tutmayı bilen bir balıkçının yanına gitmiştir. Çocuğun ailesi, eve balıkla dönmesini istiyordu ve Santiago’nun bir uğursuzluk içerisinde olduğunu düşünüyorlardı. Ailesinin bu kararı nedeniyle yıllardır yanında çalışan Manolin, farklı bir balıkçı ile çalışmaya başlamıştır. Küçük Manolin, bu yaşlı adamı çok sever. Santiago’nun her gün eli boş dönmesi çocuğu çok üzer.

Yaşlı balıkçı ve Manolin çok iyi birer dost olmayı başarmışlardır. İhtiyar balıkçının kulübesinde, büyük beyzbolculardan, beyzboldan, eskiden yakaladıkları balıklardan bahseder ve iyi anlaşırlardı.

Manolin, avdan dönen yaşlı adamın teknesini her gördüğünde hemen sahile koşarak onun yardımına yetişirdi. Çocuk, ihtiyar balıkçıya karşı büyük saygı duyar ve her şeyi ondan öğrendiğinden dolayı sevgi besler. Tüm günleri beraber geçerdi. İhtiyar balıkçı her sabah çocuğu uyandırır ve beraber sahile inerlerdi.

İhtiyar teknesini yükleyerek denize açılır ve çocuk hep onu beklerdi. Genelde ihtiyar o günde balık tutmadan sahile dönerdi. Diğer balıkçılar ise bu yaşlı balıkçı Santiago ile dalga geçmeye başlamışlardı. Yaşlı balıkçı havanın açılmasını bekliyordu. Hava açıldığında, denize açılacak ve avlanamadığı günlerin acısını çıkaracaktı.

Günlerden bir gün çocuk, o gün içerisinde tuttuğu iki büyük balığı verdi ve bunu yem olarak kullanmasını istedi. İhtiyar harika bir rüya geçirerek sabah uyandı ve hemen Manolin’i uyandırdı. Sabah kahvelerini içtikten sonra kayığı beraber denize indirdiler. İhtiyar balıkçı bu sefer çok daha uzaklara gitmeye karar verdi. Bu koyun etrafında haftalarca dolaştığını ancak yinede bir şey tutamadığını düşünüyordu.

Güneş neredeyse doğmak üzereydi. Yaşlı balıkçı oltalarını suya attı ve akıntıya doğru sürüklenirken güneşin doğuşunu izlemeye başlamıştı. Küreklerini çekerken gördüğü balıklar ile harika bir kılıç balığı tutmayı umut ediyordu. Bugün ise seksen beşinci gündü ve hiç balık tutamamıştı.

Güneş denizin üzerine gözükmeye başlayınca, ip gerildi ve yaşlı adam, oltayı çekti. Bu bir palamuttu. İhtiyar, bunun daha iyi bir yem olacağını düşünerek teknenin ucuna balığı fırlattı. Küreklerini çekerek o sahilden uzaklaştı. Sahilin çizgisi gözlerinin önünden kaybolmuştu. Hava o kadar sıcak olmuştur ki sırtından kuyruk sokumuna kadar teri akıyordur.

Yazıyı Oyla
Popüler Aramalar

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?