Uğultulu Tepeler Roman Özeti – Emily Bronte

  • 09 Temmuz 2021
  • 43 kez görüntülendi.

Uğultulu Tepeler Roman Özeti – Emily Bronte

Uğultulu Tepeler Romanı, İngiliz yazar Emily Bronte tarafından kaleme alınmıştır. Orijinal ismi Wuthering Heights olan Uğultulu Tepeler kitabı klasik eserlerdendir. Her kitaplıkta bulunması gereken Emily Bronte’nin yazdığı Uğultulu Tepeler özeti de oldukça merak edilmektedir.

Türü:

Roman

Önemi:

Uğultulu Tepeler 1847 yılında yayımlanan, İngiliz yazar ve şair Emily Bronte’in ölümünden bir yıl önce yazdığı ilk ve tek roman olma özelliğini taşımaktadır.

Uğultulu Tepeler Özeti

Bay Lockwood, mal sahibi olan Bay Heathclif’i ziyaretinden yeni dönmüştür. Buranın tam bir cennet olduğunu düşünmektedir. Bay Lockwood, at üzerinde dururken Bay Heatchlif’i karşılar ve ona, “Bay Heathclif, ben yeni kiracınız Lockwood, sizi ziyarette bulunmaktan onur duyuyorum” diyerek kendisini tanıtır. Ardından şu sözleri ekler, “Buraya gelir gelmez sizi ziyaret etme onuruna sahip olmak istedim. Merak ettiğim şey, kiracı olarak gelme üsteleyişimin sizi rahatsız edip etmediğini öğrenmektir.” Der. Mülk sahibi olan Bay Heathclif, “Burası kendi malimdir, bayım! Kimsenin beni rahatsız etmesini istemiyorum… İçeri geçin!” diyerek cevap verir. Bay Heatchlif, misafirini içeri davet ederken uşağına seslenir. Uşağından Bay Lockwood’un atını alarak şarap getirmesini ister.

Bay Heathclif’in uşağı Joseph, tek yardımcısıdır. Yaşlıdır, ancak gücü kuvveti yerindedir. Joseph, Bay Lockwood’un atına binerken “Tanrı yardımcımız olsun” diye söylenmeye başlar. “Uğultulu Tepeler” Bay Heathclif’in oturduğu bu yere verilen isimdir. Gerçekten de burası Kuzey rüzgarlarının uğultu ile estiği bir yerdir. Bu rüzgarlar karşısında Bay Heathclif’in malikanesi, kocaman taşlarla pekiştirilmiş ve daracık pencereleri bulunan sağlam bir yapıdır.

Bay Lockwood, Bay Heathclif’in malikanesini büyük bir hayranlık ile izler. Kabartma resimleri ve çocuk resimleri oldukça dikkatini çeker. Bu resimlerin arasında olan 1500 yazısı da dikkatini çekmiştir ve evin tarihini öğrenmek ister. Bunu için oldukça çekimser davranır. Malikanenin oturma odasına giderler. Bu oturma odası, kuzeyli bir rençperin odasına benzer. Bu malikane ile malikanenin sahibi arasında benzerlikler yoktur.

Bay Heathclif, herkese yardım etmeyi seven bir köy ağası gibidir. Bay Lockwood, bir sandalye çeker ve ona oturur. Birlikte şarap içerler ve doyasıya sohbete dalarlar. Ortalığa bir anda sessizlik çöker ve Bay Lockwood, orada olan köpeği sevmeye başlar. Köpek dudakları kıvrılmış ve dişleri sulanmış olarak ısıracak gibi duruş sergiler. O sırada Bay Heathcliff köpeğe bir tekme atar ve aşağı iner. Köpek ise Bay Lockwood’un kucağına gelir, ancak bir anlık korku ile masaya doğru iter. Daha sonra diğer saklanan dört köpek daha gelirler ve Bay Lockwood’a saldırırlar. Odada bulunan herkes sakin bir şekilde odadan çıkar. Elinde tava olan bir kadın gelir ve köpekleri kovalar. Bu sayede Bay Lockwood’da odadan çıkar. Daha sonrasında Bay Lockwood yarın yine ziyarete geleceğini belirtir ve evden ayrılır.

 

Yazıyı Oyla
Popüler Aramalar

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?