Pembe İncili Kaftan Hikaye Özeti | Ömer Seyfettin

  • 18 Mart 2019
  • 227 kez görüntülendi.
Pembe İncili Kaftan Hikaye Özeti | Ömer Seyfettin

Pembe İncili Kaftan Hikaye Özeti | Ömer Seyfettin

Ömer Seyfettin bu hikayesinde baş kahraman Muhsin Çelebi önderliğinde mert bir yiğidi anlatır. Allah’tan başka korkusu olmayan yiğit Muhsin elçi olarak seçilir ve İran Şah’ına yolculuğu ve ziyaret sırasında olanlar hikayeyi oluşturmaktadır.

TÜRÜ : Hikaye

YAZAR: Ömer Seyfettin

ÖNEMİ: Ömer Seyfettin’in önemli hikayelerinden biridir. Pembe İncili Kaftan aslında devleti için karşılık beklemeden yapılacak bir olayı anlatıyor.

KONUSU:  Devletinden kuruş yardım beklemeden , cebindeki tüm parasını harcayarak , devletini mahçup etmeyen Muhsin Çelebi’nin davranışı ve mert duruşu ile Şah’a verdiği cevap sayesinde gösterdiği tavrı hikayeyi oluşturmaktadır.

ŞAHIS KADROSU:

Muhsin Çelebi : Hikayenin baş kahramanıdır. Kendi halinde , mert bir insandır. Padişah , Şah karşısında ki makam fark etmez diğerleri gibi el etek öpmez. Allah’tan başka kimseden korkmaz.

Sadrazam : Yaşlı bir sadrazam ülkesini sever ve korumak ister. İran Şah’ının karşına çıkaracağı elçi ile devletini küçük düşürmemek için mert akıllı bir elçi arayışındadır.

Vezirler : Sadrazamın yardımcılarıdır. Elçi arayışında rol oynarlar ve vezirlerden  biri Muhsin Çelebi’yi önerir.

İran Şah’ı : İran ,  Tebriz’de yer alan Şah İsmail , kötü huylu gaddar bir şah olduğu söylenir. Huzuruna gelene de muhakkak kötü davranıp küçük düşürmek isteyeceği kesindir.

Pembe İncili Kaftan Hikaye Özeti

İran Şah’ının huzuruna çıkacak mert , yiğit bir devlet elçisi aranmaktadır. Şah’ın hakaretlerine canı pahasına karşı koyabilecek cesur bir vatansever aranmaktadır. Vezirlerden biri eski bir dostunun oğlunu önerir ; adı ise Muhsin Çelebi’dir. Muhsin Çelebi , Sadrazam’ın huzuruna çağrılır , kabul edilir. Muhsin Çelebi Sadrazam’ın huzuruna gelince diğerleri gibi el etek öpmez , dimdik durur. Bu tavrı Sadrazam’ın hoşuna gider. Kendi ülke Sadrazam’ının karşısında bile eğilmeyen , Şah’ın karşısında hiç eğilmez. Çünkü Allah’tan başka kimseye boğun eğmez ve korkmaz. Bu anlayış Sadrazam’ın aradığı ahlak anlayışıdır.

Muhsin Çelebi , devletten bir kuruş bile karşılık istemez ve elçilik görevini seve seve kabul eder. Devletin itibarı uğruna varını yoğunu satarak herkesin rüyalarını süsleyen Pembe İncili Kaftan’ı alır. Şah’ın huzuruna kaftanını giyer ve gider. Şah’ın sarayında Muhsin Çelebi’ye oturulacak yer gösterilmez. Muhsin Çelebi bun hakaret üzerine ; her şeyini satıp aldığı o pahalı Pembe İncili Kaftan’ı yere serer ve üzerine oturur. Şah’ın sarayında kaftanı bırakarak kapıyı çarpıp gider. Askerler arkasından kaftanı götürür ve kabul etmez. Yere serilen şeyi bir daha omuzlara almaz. Bu davranışı ile devletini düşman karşısında yüceltmiştir.

 


Popüler Aramalar

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Merve dedi ki:

    İlkokulda okul görevimdi çok hislendim şuan. Tavsiye ediyorum.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Scroll Up