Hüsn ü Aşk | Şeyh Galip

  • 20 Aralık 2021
  • 10 kez görüntülendi.

Hüsn ü Aşk | Şeyh Galip

Hüsn ü Aşk

Şeyh Galip tarafından yazılan eser, 1782’de kaleme alınmıştır. Eser ek beyitlerle 2101 beyte kadar uzamaktadır. Eser ekler olmadan 2041 beyittir. Hüsn ü Aşk’ın yazarı Şeyh Galip eseri bir iddia üzerine yazdığını Nabi’nin Hayrâbâd’ından daha iyisini yazabileceğini göstermek için yazdığını eserin sebeb-i telif (niçin yazıldığı) bölümünde anlatmaktadır.

Hüsn ü Aşk Özellikleri

Hüsn ü Aşk klasik tarza uygun yazılmıştır. Tevhid, münacat, naat methiye bölümlerine uygun şekilde yazılmıştır. Şeyh Galip eseri altı ay gibi kısa bir sürede kaleme almıştır. Eserin edebi açıdan en önemli özelliği o zaman kadar yazılmış mesnevi tarzı hikâyeleri aşma, geçme isteğidir. Sebk-i Hindu akımının özelliği ile eski mazmunları yeni şekillerle kullanma olarak adlandırabileceğimiz şekilde yazılmıştır. Kimi edebiyat tarihçilerine göre eser Şeyh Galip’in abidevi eseridir.

Hüsn ü Aşk Yazarı

Hüsn ü Aşk, Divan edebiyatının son ve büyük temsilcisi olarak kabul edilen Şeyh Galip tarafından yazılmıştır.

Hüsn ü Aşk Türü

Hüsn ü Aşk mesnevi türünde yazılmış bir eserdir.

 

 

Hüsn ü Aşk Konusu

Yüksek bir edebi değere sahip olan Şeyh Galip’in alegorik/sembolik bir eseridir. Eseri asıl adı Mehmed olan Şeyh Galip bir edebiyat meclisinde Nabi’nin Hayrâbâd’ını okunup bu esere bir nazire yazmak mümkün değildir görüşü ortaya çıkınca ve bu eser çok methedilince Şeyh Galip, Şeyh Galip Hüsn ü Aşk’ı kaleme almıştır. Tasavvufi bir eser olan Hüsn ü Aşk baştan sona seyr ü süluk (manevi yolculuk) ve bu yolda bir mürşid-i kâmilin (Nefsini Allah yolunda yok eden, kulun kendi fiillerinden arınıp gerçek kul olması mertebesine erişmiş kişi) önderliğinde salikin (bir yola girmiş ve o yolda devam eden kişi)  vuslata erişinin hikâyesidir.

 

Hüsn ü Aşk Özeti

 

Benî Mahabbet adlı bir kabilede bir gece, biri kız, diğeri erkek iki çocuk dünyaya gelir. Kıza Hüsn, erkeğe Aşk adı verilir ve kabilenin ileri gelenleri tarafından birbiriyle nişanlanırlar. Aşk ile Hüsn tahsil çağına gelince Mekteb-i Edeb adı verilen bir okula gidip Molla-yı Cünûn adlı bir hocadan ders okumaya başlarlar. Okuldayken aralarında aşk başlayan Hüsn ile Aşk, zaman zaman buluşup beraberce bahçede dolaşır, burada sohbet ederler. Bahçenin sahibi, her şeyi bilen biridir ve kılık değiştirebilen Sühan adlı bir ihtiyardır. Fakat kabileden Hayret adlı bir kişi, Hüsn ile Aşk’ın bir arada bulunmalarına ve birbirleriyle görüşmelerine engel olur. Birbirinden ayrılan Aşk ve Hüsn Sühan vasıtasıyla mektuplaşırlar. Aşk’ın Gayret adlı bir özel hocası, Hüsn’ ün de İsmet adlı bir dadısı vardır. İsmet, Hüsn’e sabır tavsiye eder. Öte yandan Aşk’a da hocası Gayret yardım sözü verir. Bunun üzerine Aşk kabile reislerine başvurarak onlardan Hüsn’ü ister. Kabile reisleri bu isteği alayla karşılarlar ve “Kalp diyarı”na gidip oradaki kimyayı bulup getirirse ancak o zaman Hüsn’ü kendisine verebileceklerini söylerler. Aşk, Gayret’le birlikte yola çıkar. Fakat daha ilk adımda içinde korkunç bir dev bulunan derin bir kuyuya düşerler. Dev bunları hapseder. Bu arada Sühan yetişerek onları kurtarır. Aşk ile Gayret dondurucu soğuklar içinde yürürken ihtiyar bir cadıya rastlarlar. Cadı Aşk’a gönül verir ve onu sultan yapacağını söyler; fakat bir karşılık görmeyince onu çarmıha gerer. Sühan imdada yetişir, sihri bozarak Aşk’ı kurtarır ve cadıyı öldürür. Hüsn, Aşk’a Sühan vasıtasıyla “bir kılıçla bir at, Gayret’e de iki kanat gönderir. Aşk bu ata binerek yoluna devam eder. Birçok macera atlatarak kıyısında mumdan yapılmış gemiler bulunan ulaşırlar. Cinler onlara bu gemilere binmelerini teklif ederlerse de binmezler. At süzülerek, Gayret de uçarak denizi geçer, Çin ülkesinin sahiline ulaşırlar. Bir papağan şekline giren Sühan gelip Aşk’a, Çin padişahının kızına gönlünü kaptırırsa onu hapsedeceğini haber verir. Fakat Aşk Çin Padişahının kızını görünce onu Hüsn zanneder. Kızın daveti üzerine içip eğlenirler. Bu arada kız Aşk’ın elinden kılıcı alıp kaybolur. Ertesi sabah Çin padişahının kızı yine görünür. Aşk’ı kaleye götürüp hapseder. Kaleye girdikleri kapı silinip yok olur. Gayret’le orada mahpus kalırlar. Burası da bin bir tehlikeyle dolu bir yerdir. Aşk Gayret’in nasihatiyle ata binerek kaleden kurtulmak ister, yine cadılarla, gulyabanilerle savaşır. Ancak çıkacak yol bulamaz; artık perişan haldedir. Nihayet Sühan imdadına yetişir ve kaleyi ateşe verip kurtulurlar. Çin padişahının kızı ile birlikte kale yanar. Aşk perişan bir vaziyette yoluna devam eder. Daha sonra Sühan bir hekim kılığında gelir. Bu arada Gayret kaybolur. Sühan Aşk’ı alıp Kalp Kalesi’ne götürür; burası Hüsn adlı sultana tâbi olan melekler ve perilerle doludur. Aşk sevgi ve hürmetle karşılanır. Sühan Aşk’a yanlış bir yol tuttuğunu, cadıyı öldürenin, öğüt verenin, hekim kılığında gelenin hep kendisi olduğunu söyler. “Aşk Hüsn ’dür, Hüsn de Aşk, birliğe ikilik sığmaz, bu dertlere yanlış düşüncen yüzünden uğradın” der. Artık başına gelenlerin hepsi geride kalmıştır. Hayret Aşk’ı alıp Hüsn’e götürür. Nihayet gayb perdeleri açılmış, Aşk bütün engelleri aşmış, olgunluğa ulaşmış ve gerçeği anlamıştır.

 

Hüsn ü Aşk’ın AYT’de sorulabileceği kalıp ve kurgular

Hüsn ü Aşk sembolik bir eserdir AYT’de ayırt edici bir edebiyat sorusu için aşağıdaki isimler bir pasaj içinde kurgulanarak verilip yazar eser eşleştirmesi istenebilir.

Hüsn, Allah’ı; aşk, Allah sevgisine ulaşmak isteyen dervişi; mekteb-i edep, dergâhı; Molla Cünun, dervişi; Gayret, çabayı; İsmet, dürüstlüğü; kalp kalesi, gönlü temsil eder.

Eserin tasavvufi yönüne vurgu yapmak için bir kurgu içinde şu şekilde bir paragraf yazılıp eser ve yazar sorusu da sorulabilir. “Zengin bir duyuş ve düşünüşle söylenmiş tasavvufî bir mesnevi olan eserin kahramanları, ne Leylâ ile Şîrin gibi aşk tarihinin birer meta güzelleri ne de Mecnun ile Ferhat gibi bu güzellere vurulmuş, tarihî- efsanevi aşk kahramanlarıdır.” Bu şekilde yazılacak bir paragraf ile sorulabileceği gibi eserin Beni Mahabbet kabilesinde geçtiğini, bir okulda başlayan aşkın ilahi bir süreç ile bütünlüğe ulaştığını anlatan bir paragraf ile sorulması da mümkündür. Ancak böyle bir kurguda Beni Mahabet kabilesinden, Sühan’dan, Gayret’ten bahsetmesi gerekir bu nedenle yukarıda bahsettiğimiz açar kelimelere ve eserin tasavvufi bir aşkı anlattığına dikkat etmek gerekir. Yukarıda bahsettiğimiz kurgu ve açar sözcükleri bilmeniz AYT’de bu konuyla ilgili çıkabilecek soruları çözmenize yardımcı olacağı öngörüsünde bulunuyoruz.

Siz değerli öğrenciler için hazırladığımız diğer yazılarımızı okumanızın sınavdaki başarınızı artıracağı kanaatindeyiz.

 

 

Yazıyı Oyla
Popüler Aramalar

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?