Edebi Sanatlar Konu Anlatımı ve Özellikleri – 2021

  • 23 Nisan 2021
  • 74 kez görüntülendi.

Edebi Sanatlar Konu Anlatımı ve Özellikleri- 1

AYT Konu Anlatımı sizler için detaylı olarak hazırlanmaktadır. Bu yazımızda Edebi Sanatlar Konu Anlatımı ve Özelliklerini detaylı olarak inceleyebilirsiniz. Edebi sanatlar üç başlık altında incelenir. Bu yazıda Edebi Sanatlar Konu Anlatımı ve Özellikleri dersini işliyoruz. Bu konu oldukça uzundur fakat biz burada Edebi Sanatlar AYT sınavına yönelik çalışacağız.

 

Edebi Sanatlar Konu Anlatımı

 

Edebi sanatlar konusu mecaza dayalı, anlama dayalı ve söze dayalı sanatlar olmak üzere üçe ayrılır.

 

Mecaza Dayalı Sanatlar

 

Teşbih (Benzetme)

Birbirleri arasında ortak yönü bulunan iki şeyden zayıf olanın kuvvetliye benzetilmesine teşbih sanatı denir.

 

“Yolcuyum bir kuru yaprak misali
Rüzgârın önüne atılmışam ben”
Bu dizelerde de benzetme söz konusudur.

Benzeyen: ben
Kendisine benzetilen: kuru yaprak
Benzetme yönü: rüzgârın önüne atılmak
Benzetme edatı: misali

 

İstiare (Eğretileme)

Bir sözcüğü geçici olarak başka bir sözcük yerine kullanmaktır. İstiare sanatında aslında sözcüğün anlamı ödünç alınır. Burada dikkat edilmesi gereken bazı özellikler vardır. İstiare yapılan sözcük gerçek anlamının dışında kullanılmalıdır. İstiare benzetmeye dayalı bir sanattır. Bu nedenle de sözcüğün benzetme amacını taşıması gerekir.

 

“Her sabah başka bahar olsa da ben usandım

Uğramam bahçelerin semtine gülden yandım”

Bu dizelerde gül sözcüğü ile istiare yapılmıştır. Çünkü şair, sevgilisini “gül”e benzetmiş, ama benzeyen durumundaki “sevgilisi” sözcüğünü söylememiştir.

 

Mecaz (Değişmece)

Kelimenin ya da sözün gerçek anlamından uzaklaşarak yeni bir anlamda kullanılmasına mecaz denir. Mecaz, şiirde genellikle anlatımı daha etkili hale getirmek için kullanılır. Mecazlı söz sanatıyla şiir bir ahenk kazanır.

 

“Yüreğime kördüğümler atıldı

Çözemedim, çözülmüyor sultanım”

 

Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması)

Bir sözün, başka bir sözün yerine kullanılmasına Mecaz-ı Mürsel denir. Burada benzetme amacı yoktur.

 

“Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,

Tanburî Cemil Bey çalıyor eski plakta “

 

Bu dizede “Tanburî Cemil Bey” sözleri ile ad aktarması yapılmıştır. Çünkü burada sanatçının adı verilip onun bir eseri anlatılmaktadır. Bu dizelerde “sanatçı-eser” ilgisi ile mecaz-ı Mürsel yapılmaktadır.

 

Kinaye (Değinmece)

Kinaye sözü kapalı bir şekilde anlatmaktır. Kinaye sanatından hem gerçek hem de mecaz anlamlı sözcükler kullanılır. Sözcüğün mecaz anlamı gerçek anlamını bastırmış durumda bulunur.

 

“Bulamadım dünyada gönle mekân

Nerde bir gül bitse etrafı diken

 

Tariz (Tersini Söyleme)

Edebiyatta birini küçük düşürmek ve onu taşlamak için yapılan söz sanatıdır. Tariz sanatında söz direkt olarak zıddıyla kullanılır.

 

“Her nere gidersen eyle talanı

Öyle yap ki ağlatasın güleni

Bir saatte söyle yüz yalanı

El bir doğru söz söylerse inanma”

 

Teşhis (Kişileştirme)

Teşhis sanatı kelimeden sesli harfleri çıkardığınızda “şhs” harflerinden şahıs şeklinde aklınızda kalabilir. Şahıslaştırma yani kişiselleştirme sanatıdır. İnsan dışında bir varlığa ağlama, mutlu olma, üzülme gibi insana özgü niteliklerin aktarılmasıdır.

 

“Dinmiş denizin şarkısı, rüzgâr uyumakta

Rıhtım boyu sonsuz bir üzüntüyle karaltı

Mevsim gibi süslenmiş Emirgan, Çınaraltı

 

İntak (Konuşturma)

İntak sanatı da aynı yöntemle sesli harfleri atarak “ntk” harflerinden nutuk şeklinde akılda kalabilir. Hayali varlıklara söz söyletme ve onları konuşturma sanatıdır.

“Bahar gelip her yan güldü

Çiçekleri biraz kucaklayım

Deyip kuşçuk her yana baktı

Sakin gökte kanat çırptı”

 

Edebi Sanatlar Konu Anlatımı ve Özellikleri- 2

 

Edebi sanatlar üç başlık altında incelenir. Bu yazıda Edebi Sanatlar Konu Anlatımı ve Özellikleri dersine devam ediyoruz. Bu konu oldukça uzundur fakat biz burada Edebi Sanatlar AYT sınavına yönelik çalışmalar ve örnekler vereceğiz.

 

Edebi Sanatlar Konu Anlatımı

 

Daha önceki yazımızda Edebi Sanatlar Mecaza Dayalı Sanatlar dersini bitirdik. Bu yazıda ise anlama ve söze dayalı sanatları işliyoruz.

 

Anlama Dayalı Sanatlar

 

İham

Bir sözcüğü tüm anlamlarıyla birlikte kullanma sanatıdır.

 

Şemîm-i kâkülün almış nesîm gülşende

Demiş ki sünbüle sende emânet olsun bu

(Sabah esen hafif tatlı rüzgâr, gül bahçesinde senin kâkülünün güzel kokusunu almış ve sünbüle demiş ki, sende emanet olsun bu -koku-.)

Bu beyitte “bu” sözcüğü hem koku hem de işaret sıfatı anlamlarıyla birlikte kullanılmıştır.

 

Tevriye (İki Anlamlılık)

Birçok anlamı olan bir kelimeyi uzak anlamını kast ederek kullanma sanatı tevriyedir.

 

“Bu kadar letafet çünkü sende var

Beyaz gerdanında bir de ben gerek

 

İstihdam

Sözcük ya da deyiminin gerçek ve mecazla anlamlarının tümünü kastederek her anlamını ayrı ayrı kullanmaktır. Sözcüğün her anlamı için farklı işaretler kullanılır.

 

Zâhidâ sâgarı çekmek eğer olduysa günâh

Sen sevâb içre bulun biz bu günâhı çekelim

(Ey Zahit, kadeh çekmek eğer günah olduysa, sen sevap içinde bulun, biz bu günahı çekelim.)

 

Tenasüp (Uygunluk)

Aralarında bir yakışma ya da uygunluk olan kelimelerin kullanımıdır. Sözcükler arasında zıtlığın olmaması gerekir.

Ne nergis ne leylak ne lâle ne gül

Hepsiyle dolu bir selesin, sevgili”

 

 

Leff ü Neşr (Sıralı Açıklama)

Söz ya da beytin ilk bölümünde en az iki kelime söyleyip sonra onlardan her biri ile ilgili anlamları açıklama sanatıdır. İki şekilde yapılmaktadır.

 

  1. Leff ü neşr-i mürettep Birinci ile ikinci sözcüklerin aynı sıra içinde söylenmesi ile oluşur. Birinci dizede verilen sözcüklerin karşılıkları sırasıyla verilir.

 

“Nedir bu savaş insanlarda barışa azim yok mu

Kan dökücü mızrağı atıp zeytin dalı tutmak yok mu”

 

  1. Leff ü neşr-i gayri mürettep Birinci ile ikinci sözcüklerin çapraz veya karışık söylenmesi ile yapılır.

 

Tecahül-i Arif (Bilmezlikten Gelme)

Bilinen bir şeyi bilmezlikten gelme sanatıdır.

 

“Gökyüzünün başka rengi de varmış

Geç fark ettim taşın sert olduğunu

Su insanı boğar ateş yakarmış

Her doğan günün bir dert olduğunu

İnsan bu yaşa gelince anlarmış “

 

Hüsn-i Ta’lil (Güzel Neden Bulma)

Bir olay ya da olgunun gerçek nedenini kenara bırakıp onu hoş bir nedenle bağlamaktır.

 

“Saksıda ruhumun bütün yası var

Derdimle soluyor açılan gonca”

Goncanın solmasının asıl nedeni susuz kalmasıyken burada şair derdinden solduğunu belirtmiştir.

 

Mübalağa (Abartma)

Bir de duygunun ya da olayın olduğundan büyük ya da küçük gösterilmesine mübalağa sanatı denir.

 

Kimdir bana gülümseyen yeşillik balkonundan?

Demek gecelerden sonra nihayet gün doğuyor.

Bir gülüşündür gençliğimi döndürdü yolundan;

Yanan şu alnım elinin gölgesiyle soğuyor.”

 

 

Tezat (Zıtlık)

Tezat sanatında yalnızca zıtlıklar değil aynı zamanda karşıt özelliklerin belirtilmesi de olmalıdır.

 

“Güleriz ağlanacak halimize.”

 

İstidrak

Birisini özel biri yapıp yermek, lider gibi yapıp övme sanatıdır.

 

“İntizama o kadar meraklı ki eskimesin diye kitaplarını açıp okumuyor.”

 

Tekrir (Tekrar Etme)

Bir sözü ya da kavramı sık sık tekrar etmektir.

 

“Sular gene o sular, kıyı gene o kıyı

Gene çamlar dinliyor uzaktan bir şarkıyı”

 

Nidâ (Seslenme)

Bir duygu ve düşünceyi coşturan ve yükselten söylemdir.

 

“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir”

 

İstifham (Soru Sorma)

Okuyucunun dikkatini çekmek için duygularını soru şeklinde iletmektir. İstifham sanatında cevap beklenmez.

 

“Her gün bu kadar güzel mi bu deniz

Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?”

 

Rücu (Geriye Dönme)

Bu edebi sanatta önceden söylenen bir söze dönüş yapılabileceği gibi aynı zamanda ilk sözü iptal edip farklı bir düşünceye yöneliş de olabilir.

 

“Makber mi, nedir şu gördüğüm yer?
Ya böyle revâ mı cây-ı dilber?
Bir tecrübedir bu, hiledir bu
Yok, mahvıma bir vesiledir bu”

 

  • Telmih (Anımsatma)
  • İrsal-i Mesel (Atasözü Söyleme)
  • İktibas (Alıntı Yapma)

Söze Dayalı Sanatlar

 

Söze dayalı sanatlar listesini aşağıda görebilirsiniz. Bunlardan en çok kullanılanların açıklamalarını ve örneklerini inceliyoruz.

 

Cinas

Duruşları ve okunuşları aynı olduğu halde farklı varlık ve kavramları karşılayan sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır. Cinas sözcükler genellikle mısra sonlarında kullanılır.

 

“Karşımda duran yüce dağlar

Ayrılık yüreğimi dağlar

 

  • Aliterasyon
  • Asonans
  • Ulama
  • Seci
  • Kalp (Değiştirme)
  • İştikak (Türetme)
  • Akis (Yansıma)
  • İade (Geri Çevirme)
  • Tarsî
  • Akrostiş
  • Leb-Değmez (Dudak Değmez)

 

Leb- Değmez sanatında aşıklar dudaklarının arasına, dik pozisyonda bir iğne yerleştirip “doğaçlama” olarak, içinde “b, f, p, m, v” harfleri bulunmayan sözcükler kullanarak atışırlar.

 

Her şey ne sıcaktı, her şey ne iyi

Hatta o karanlık, aysız geceler

 

 

 



*****
EserOzetleri.Com adresini daha hızlı ziyaret edebilmek için Sık Kullanılanlara eklebilirsiniz.
Bunun için Ctrl + D yapmanız yeterlidir.

Ayrıca yorum yaparak düşüncelerinizi kolayca paylaşabilirsiniz.
Yorumlarınız Editörlerimiz tarafından en kısa sürede onaylanacaktır.
Önerileriniz, katkılarınız ve destekleriniz için teşekkür ederiz.
EserOzetleri.Com
*****
Popüler Aramalar

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?