Dede Korkut Hikayeleri ve Özellikleri

  • 01 Mart 2021
  • 343 kez görüntülendi.

Dede Korkut Hikayeleri ve Özellikleri

Dede Korkut Hikayeleri Türk Edebiyatındaki birçok akım ve hikaye türlerinden biridir. Destansı bir anlatımı olan Dede Korkut Hikayeleri Özellikleri en çok merak edilen eserlerden biridir. Bu yazımızda Dede Korkut Hikayeleri Özet ve Özelliklerini bulabilirsiniz.

Bir önsöz on iki hikayeden oluşan eser, (iki yazma nüshası vardır, biri Vatikan nüshası diğeri Dresten nüshası) İslamiyet öncesi oluşmaya başlamış İslamiyet sonrası yazıya geçiririldiğinden “geçiş dönemi” özellikleri taşımaktadır. Eseri kimin yazıya geçirdiği belli değildir. Eser nazım nesir karışık yazılmış olup destan geleneğinden halk hikayeciliğine geçişin ilk ürünüdür, olağanüstü olay, yer ve zamanların bulunduğu eserde Dede Korkut halkın ortak şuurunun yetiştirdiği bilge, ulu bir kahramandır. Her hikayenin sonunda söz alan Dede Korkut anlaşmazlıkları çözer, bilinmeyeni bilinir hale getirir. Dede Korkut hem şifacı hem akil insan konumundadır. Hikayede Oğuz’ların iç ve dış düşmanlarla olan mücadeleleri konu edilirken yiğitlik ve aşk başlıca konulardır. Eserde Dirse Han, Boğaç Han, Salur Kazan, Uruz Han, Bamsı Beyrek, Deli Dumrul, Kan Turalı, Selcen Hatun, Basat, Tepegöz gibi kahramanlar vardır. Bu kahramalar çoğu zaman olağanüstü özelliklere sahiptir.

Orta Asya’da şekillenmeye başlayan Dede Korkut destanı veya diğer bir adıyla hikayeleri, din ve çevre motifleri olarak Türklerin Müslüman olmalarından sonra bazı değişikliklere uğramıştır. Dede Korkut hikayeleri değişik versiyonlarda olsa da hala varlığını sürdürmektedir. Dede Korkut’un Oğuzların Bayat Boyundan Kara Hoca’nın oğlu olduğuna dair söylentiler bulunmaktadır. Oğuz Türklerinden büyük saygı gördüğü bilinmektedir. Hükümdar Türk hakanlarına danışmanlık ve akıl hocalığı yaptığı da destanlarında belirtilmektedir.

Dede Korkut Hikayeleri

Dede Korkut kitabında 12 hikâye yer almaktadır. Bu hikayeler Türk dilinin en önemli, en güzel yansımasıdır. Bunlar;

  1. Dirse Han Oğlu Boğaç Han
  2. Salur Kazan’ın Evi Yağmalanması
  3. Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek
  4. Kazan Bey Oğlu Uruz’un Tutsak Olması
  5. Duha Koca Oğlu Deli Dumrul
  6. Kanlı Koca Oğlu Kantural
  7. Kazılık Koca Oğlu Yegenek
  8. Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi
  9. Begil Oğlu Emren
  10. Uşun Koca Oğlu Segrek
  11. Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkarması
  12. İç Oğuz’a Taş Oğuz Asi Olup Beyrek Öldüğü

Dede Korkut hikayelerini her zaman sözlü olarak ifade etmiştir ve bu hikayeler sonradan yazı haline getirilmiştir. Dede Korkut hikayeleri Oğuz Türklerinin gelenek ve göreneklerini, yaşayışlarını, inanışlarını, ruhlarını, karakterlerini ve ahlakını son derece saf bir Türkçe ile anlatır. Destanlardaki şiirlerde adeta bir ritim bulunmaktadır.

Dede Korkut Hikâye Özellikleri

Bu destanlardaki kahramanlar her zaman iyiliğin ve doğruluğun önemini vurgularlar. Çaresizlerin, haksızların, güçsüzlerin arkasında durur. Kahramanlar hile, yalan dolan bilmezler ve sözlerinden dönmezler. Türk milletinin beraberliğini, milli dayanışmayı benimserler. Dede Korkut destanlarında hikâyeyi zenginleştirmeyi sağlayan sık sık tekrarlanan sözcükler yer almaktadır. Genellikle şiirsel bir anlatım bulunur. Cümleler uzun değildir ve anlatım oldukça akıcı şekildedir. Dede Korkut hikayelerinde atasözleri ve deyimlerden yararlanılmıştır.

Dede Korkut destanlarında en belirgin özelliklerden biri de hemen hemen her hikâyede ava çıkılmasıdır. Tabiat bu destanlarda her zaman canlı olarak anlatılmıştır. Türklerin gelenek ve göreneklerini anlamak, adetleri bilmek, çocuk oyunları, halk hekimliği ve baytarlığı hakkında başvurulabilecek en iyi kaynaklardan biri bu destanlardır. Dede Korkut destanlarındaki hikayeler genellikle aşk, kahramanlık, yiğitlik ve boylar arasında yapılan savaşları konu edinmektedir.  Bu hikayelerde doğaüstü olaylar ve gerçek olaylar bir arada anlatılmaktadır. Bazı hikayelerde kahramanlara tanrısal özellikler de yüklenmiştir. Günümüzde Dede Korkut hikayeleri hala en önemli anlatılar arasında yerini korumakta ve saygı duyulmaktadır.

 

1. Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikayesi ve Konusu

Günümüzdeki önemini hala koruyan Dede Korkut destanlarındaki hikayelerden biridir. Bu yazıda Dirse Han Oğlu Boğaç Han hikayesi ve konusu özelliklerini inceleyeceğiz.

Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikayesi İnceleme

 Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikayesi olay örgüsü

  • Destandaki olay Bayındır Han’ın Oğuz beylerini misafir etmesi.
  • Bayındır Han’ın Oğuz Beylerine ziyafet vererek ve onları huzuruna davet etmesi.
  • Bayındır Han’ın ziyafet için şartlar öne sürmesi ve misafirleri sınıflandırılması.
  • Dirse Han’ın Bayındır Han tarafından kara otağa oturtulması ve bunun sonucu Dirse Han’ın üzüntüsü.
  • Dirse Han’ın çocuğu olmamasına üzülmesi ve evine gelerek bunu hatunu ile istişare etmesi.
  • Eşin çocuk sahibi olmak için Dirse Han’a yapması gerekenleri söylemesi.
  • Duaların kabul olması ve Dirse Hanın bir erkek çocuğunun olması.
  • Çocuğun büyüyüp 15 yaşına gelmesi.
  • Delikanlının Bayındır Han’ın boğasını yenerek Dede Korkut tarafından Boğaç adını alması.
  • Boğaç Han’a hanlık ve taht verilmesi kırk namerdin bunu kıskanması.
  • Boğaç Han’ın kırk namerdin yalanları yüzünden babası tarafından öldürülmek istenmesi.
  • Ok ile avlanan Boğaç Han’ın Dirse Han tarafından ölüme terk edilmesi.
  • Annenin Boğaç Hanı arayıp yaralı halde bulması ve tedavi ettirmesi
  • Boğaç Han’ın yaralarının iyileşmesi ve kırk namerdin bunu öğrenerek endişelenmesi.
  • Dirse Han’ın kırk namert tarafından tutsak alınarak kaçırılması.
  • Boğaç Han’ın kırk namertle savaşarak babasını kurtarması.
  • Boğaç Han’ın babası Dirse Han’ı kırk namerdin elinden kurtarması sonrasında Bayındır Han’ın ona beylik vermesi
  • Dede Korkut’un Boğaç Han için destan söyleyip dua etmesi

Bayındır Han senede bir kez Oğuz beylerini ziyafet vermek için misafir eder. Hiç çocuğu olmayan kara otağa, kızı olan kızıl otağa, oğlu olan ise ak otağa oturacaktır. Dirse Han’ın çocuğu yoktur ve kırk yiğidiyle kara otağa oturur. Kara otağın ne anlama geldiğini öğrendikten sonra ziyafetten ayrılan Dirse Han olanları karısına anlatır ve ne yapması gerektiğini sorar. Karısı ona çocuğunun olabilmesi için akıl verir. Dirse Han bu şartları uyguladıktan sonra karısı hamile kalır ve oğlu olur. Çocuk on beş yaşında babasının ordusuna katılır. Çocuk Bayındır Han’ın boğasını yener. Dede Korkut çocuğa Boğaç adını koyar. Babasından oğluna taht, at, deve, cübbe, beylik vermesini söyler. Dirse Han hepsini verir. Kırk yiğit bunu kıskanır babayı oğluna karşı düşman yapar. Dirse Han kırk yiğidi ve oğluyla ava gider ve kırk yiğit plan peşindedir. Boğaç’a babasına hünerlerini göster diye teşvik ederlerken, Dirse Han’a oğlunun onu öldüreceğini söylerler ve Dirse Han oğlunu ok ile vurur. Dirse Han’ın karısı ziyafet hazırlarken kötü haberi duyar ve kırk ince belli kızla oğlunu aramaya gider. Onu bulur ve tedavi eder. Dirse Han oğlunun öldüğünü düşünmektedir. Kırk yiğit Boğaç Han’ın ölmediğini duyar. Dirse Han tüm planı anlar fakat kırk yiğit Dirse Han’ı önce davranıp yakalarlar. Dirse Han’ın karısı durumu öğrenir ve oğluna babasını kurtarmasını söyler. Boğaç Han babasını kurtardıktan sonra Bayındır Han, Boğaç Han’a beylik verir. Dede Korkut duasını eder.

Hikâyede İşlenen Temalar: Bu hikâyede Dirse Han’ın oğlu olan Boğaç Han’ın “kahramanlığı” tema olarak işlenmiştir. Anlatılmak istenen ana düşünce ise aile sevgisinin ölümden bile güçlü olduğudur.

Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikayesi Kişi Çözümleme

Dirse Han Hatun: Dirse Han’ın karısı, iyi niyetli ve hoş görülü.

Dirse Han: Saf ve insanların sözüne çabuk kanan biri.

Bayındır Han: Kuralcı fakat iyiliği bırakmayan biri.

Boğaç Han: Cesur ve ailesine sevgiyle bağlı.

 

2. Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması Hikayesi ve Konusu

Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması Hikayesi İnceleme

Bu yazıda Dede Korkut destanlarından biri olan Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması hikayesi ve konusu özelliklerini inceleyeceğiz.

Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması Hikayesi olay örgüsü

  • Şölen sırasında sarhoş olan Salur Kazan’ın ava gitmek istemesi.
  • Dayısının karşı çıkmasına rağmen, oğlu Uruz’u çadırını koruması için bırakıp ava gitmesi.
  • Salur Kazan’ın yokluğunu fırsat bilen düşmanlarının evini basması.
  • Ailesinden olmayan Saru Kulmaş adlı kişinin çadırı savunması.
  • Karaçuk Çoban’ın iki kardeşinin de koyunlarını savunurken ölmesi.
  • Karısı Burla, oğlu Uruz ve annesinin tutsak edilmesi.
  • Av sırasında kötü bir düş gören Salur Kazan’ın, kardeşi Kara Göne’ye başvurması.
  • Kara Göne’nin karamsar sanrılarıyla Salur Kazan’ın korkusunu artırması.
  • Salur Kazan avı bırakıp çadırına dönmesi, olanları görmesi ve ailesini aramaya başlaması.

Salur Kazan şölende sarhoş olur ve ava çıkmak ister. Oğlu Uruz’a yurdu korumasını tembih eder. Kötü niyetliler ise düşmanı Şökli Melik’e bunu haber verir. Fırsat kollayan düşmanları yurda saldırırlar.  Salur Kazan’ın karısı Burla’yı, oğlu Uruz’u ve annesini kaçırırlar. Şökli Melik, Karacık Çobanının koyunlarını yanındaki kafirlere ödül olarak yağmalamalarına izin verir. Karacık Çobanı ile kâfirler savaşır. Kâfirler çobanın cesurluğundan korkar ve kaçarlar. Salur Kazan kâbusunu Kara Göne’ye anlatır. Kara Göne’nin sözüyle yurduna döner. Ailesini bulmak için harekete geçer. Suya, kurda ve çobanın köpeğine ne olduğunu sorar cevapsız kalır. Köpek onu sahibine götürür. Karacık Çobanı tüm durumu anlatır. Salur Kazan alay edilebileceğini düşündüğünden çobanın yanında gelmesini istemez. Çobanı bağlar ama kurtulur ve Karacık çobanı yanına gelir birlikte yola düşerler.  Şökli Melik, Kazan’ın ailesine zarar vermek için Burla Hatun için planlar yapmaktadır. Burla Hatun haberi alır ve kırk ince belli kıza söyleyerek beladan kurtulur. Şökli Melik, Salur Kazan’ı bulamayınca bu sefer oğluna yönelik bir plan yapar. Salur Kazan’ın oğlu Uruz’un etini meydanda parçalayıp kırk ince belli kıza yedirilmesini, içlerinden her kim yemez ise onun annesi olacağını ve o kadının kendisine içki sunacağını adamlarına emreder. Burla Hatun Uruz’a haber verir. Uruz annesi için kendisinin ölmesini tercih eder. Uruz’u çengele asarlar, Salur Kazan ve Karacık Çoban yetişir ve bir savaş başlar. Bu savaşa daha sonra haberi alan Oğuz beyleri de gelir. Savaşı kazanan Salur her şeyi geri alır ve yurduna döner. Karacık Çoban’ı tavlacı başı ilan etmek için söz vermiştir ve dediğini yapar. Dede Korkut çıkar ve duasını eder.

Bu hikayedeki ana düşünce: Birine verilen söz ve bağlılık çok önemlidir. İnsanların en büyük kayıpları aileleri olacaktır. Korkaklar güçlülere zarar veremezler.

Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması Hikayesi Kişi Çözümleme

Salur Kazanın oğlu Uruz: Ölümden korkmayan, mert delikanlı.

Kırk ince belli kız: Hanımlarına yardımcı olan kişiler.

Karacık Çobanı: Güçlü ve korkusuzdur. Sadık biridir. Yurdunu ve Salur Kazan’a olan bağlılığını asla göz ardı etmez.

Şökli Melik: Korkak ve kötü birisidir.

 

3. Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek Hikayesi ve Konusu

Bu yazıda Dede Korkut destanlarından biri olan Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek hikayesi ve konusu özelliklerini inceleyeceğiz.

Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek Hikayesi İnceleme

Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek Hikayesi olay örgüsü

  • Destan Bayındır Han’ın ziyafetinde ağlayıp oğul istemesi.
  • Piçen Bey için de dua edilmesi ve onun da bir kızı olması.
  • Piçen Bey kızını Kam Büre’nin oğluna beşik kertmesi yapması.
  • Bamsı Beyrek’in ava çıkması.
  • Piçen Bey’in kızı Banu Çiçek’i görmesi.
  • Birbiriyle yarışmaları ve Bamsı Beyrek’in yenmesi.
  • Banu Çiçek’e yüzük takması.
  • Dede Korkut’u Banu Çiçek’i istemesi için abisine yollaması.
  • Abisi Deli Kaçar’ın Dede Korkut’u kovalaması.
  • Deli Kaçar’ın üç isteğinin olması ve bunların yapılması.
  • Kafirlerin Bamsı Beyrek’i kaçırması ve Bamsı Beyrek’ten haber alınamaması.
  • Kafirlerden kurtulan Bamsı Beyrek’in ozan olarak düğüne gelmesi.
  • Banu Çiçek’le evlenmesi.

Bayındır Han’ın Oğuzları topladığı sohbete tüm beyler oğullarıyla gelir, Kam Büre oğlu olmadığı için üzülür. Oğuz beyleri, Kam Büre için oğul, Piçen Bey’e de beşik kertmesi olmaları için kız dilerler. Gerçekten de Kam Büre’nin oğlu ve Piçen Bey’inde bir kızı olur. Doğan oğlan büyüdükten sonra kendisine hediye veren bezirganları kafirlerden kurtarır ve “Bamsı Beyrek” adını alır. Banu Çiçek’le evleneceği gece Banu Çiçek’te gözü olan Bayburt Hisarı Bey’i Bamsı Beyrek ve otuz dokuz yiğidini onlara saldırarak esir alır. Aradan tam on altı yıl geçer ve Bamsı Beyrek’ten hala bir haber yoktur. Banu Çiçek’in abisi Deli Karçar’a, Yalancı oğlu Yaltacuk’un kanlı bir gömlek getirerek Bamsı’nın öldüğünü söyler ve Banu Çiçek Yaltacuk’a verilecektir. Düğün gecesi esir bulunduğu kaleden, Bayburt Hisarı Bey’in kendisine aşık kızının yardımıyla kaçan Bamsı, yaşadığını Banu Çiçek’e haber verir. Bamsı, kaçan Yaltacuk’u af dileyince serbest bırakır. Daha sonra yiğitleri ile birlikte Bayburt Hisarı’nı ele geçirirler. Kırk gün kırk gece Banu Çiçek’le olan düğünleri sürer.

Bu hikayedeki ana düşünce: Verilen sözlerin ne kadar önemli olduğu ve yalancılığın hiçbir zaman kazanamayacağı üzerinde durulmuştur.

Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek Hikayesi Kişi Çözümleme

Bamsı Beyrek: Verilen sözleri tutan, sevdiği için her şeyi göze alabilen birisidir.

Banu Çiçek: Cesur bir kızdır. Sadık ve aşık birisidir.

Deli Kaçar: Kötülük yapmayı seven, herkese karşı saygısız davranan biridir.

Bayburt Hisarı Beyi: Uykudayken saldıracak kadar korkak ve kaçıp giden birisidir.

Yalancı oğlu Yaltacuk: Yalancıdır. Bamsı Beyrek’in sevgilisine göz diker. Kötülük eden birisidir.

 

4. Kazan Bey Oğlu Uruz’un Tutsak Olması Hikayesi ve Konusu

Türk edebiyatının en önemli eserlerinden birisi 12 hikâyeyi içeren Dede Korkut Kitabı’dır. Bu eser üzerinde yerli ve yabancı araştırıcılar tarafından yüzlerce çalışma yapılmıştır. Dede Korkut Hikayeleri Orta Asya’da şekillenmeye başlamıştır. Bir giriş bölümü ve devamında 12 hikâyeden oluşan bu eserin her hikayesi farklı konuları işlemiştir. Bu yazıda Kazan Bey Oğlu Uruz’un Tutsak Olması hikayesi ve konusu özelliklerini inceleyeceğiz.

Kazan Bey Oğlu Uruz’un Tutsak Olması Hikayesi İnceleme

Kazan Bey Oğlu Uruz’un Tutsak Olması hikayesi olay örgüsü

  • Kazan Bey, oğlunun henüz bir kan akıtıp, baş kesip isim sahibi olamayışına üzüldüğünü bildirir.
  • Oğlu da babasından nasıl savaş edildiğini, kan döküldüğünü kendisine öğretmesini ister.
  • Kazan Han bunun üzerine oğlunu ava çıkarır, bu sırada düşman gelir ve Kazan Han savaşmaya başlar.
  • Oğluna sadece izlemesini söylemesine rağmen oğlan babasına fark ettirmeden savaşır.
  • Babası, oğlunu bulamaz; evde de göremeyince düşmanla savaşılan yere gelir.
  • Oğlunun kılıcını görünce onun esir düştüğünü anlar.
  • Düşmanla tek başına savaşa giden Kazan Bey, yenilir.
  • Bunun üzerine Hatun kırk kızla ve diğer Oğuz beyleriyle kâfirleri yener.
  • Oğuzlar yurtlarına dönerler.
  • Yedi gün yedi gece yemek yerler, oynarlar.

Kazan Bey’in oğlu Uruz henüz bir kan akıtmamıştır. Kazan Bey bu üzüntüsünü oğluna anlatır. Oğlu da babasından nasıl savaşması gerektiğini, kan döküldüğünü kendisine öğretmesini ister. Kazan Han bunun üzerine oğlunu bir av düzenleyerek bu ava çıkarır. Fakat bu sırada düşman karşılarına çıkar ve bir anda savaşmaya başlarlar. Kazan Han oğluna yalnızca onu izlemesini söylese de Uruz bu muharebeye katılır. Fakat babası onu hiçbir yerde bulamaz, evde de göremeyince düşmanla savaştıkları yere geri döner. Ve oğlunun kılıcını bulur onun esir düştüğünü anlar. Oğlunu geri almak için düşmanla tek başına savaşa giden Kazanhan bu savaşta yeniler. Bunun üzerine Hatun, kırk kızla ve diğer Oğuz beyleriyle düşmanı yener. Oğuzlar yurtlarına dönerler.

Son kısım Dede Korkut Hikayesinde şöyle anlatılır;

“Akça Kale Sürmeli’ye gelip Kazan kırk otağ diktirdi. Yedi gün yedi gece yeme içme oldu. Kırk evli kul ile kırk cariyeyi oğlunun başına çevirdi, âzât eyledi. Kahraman yiğitlere kale ülke verdi, cübbe çuha verdi. Dedem Korkut gelerek neşeli havalar çaldı, bu Oğuzname’yi düzdü koştu, böyle dedi.

Şimdi hani dediğim bey erenler

Dünya benim diyenler

Ecel aldı yer gizledi

Fâni dünya kime kaldı

Gelimli gidimli dünya

Ahir son ucu ölümlü dünya”

Hikâyede İşlenen Temalar: Türk Halk Hikayelerinde sıklıkla işlenen “özveri”, “anne baba sözü dinleme”, “anne ve babanın çocuklarını koruması” burada da işlenmiştir.

Hikâyede anlatılmak istenen ana düşünce, büyüklerin sözünü dinlemenin önemi ve ailelerin çocuklarını ne olursa olsun korumasıdır. Kazan Bey Oğlu Uruz’un Tutsak Olması hikâye özellikleri incelendiğinde bu metnin temasının evrensel olduğu görülmektedir.

Kazan Bey Oğlu Uruz’un Tutsak Olması Hikayesi Kişi Çözümleme

Kazan Bey: İleride topluluğunu ve yurdunu ona bırakacağı oğlu için endişelenen bir babadır.

 Uruz: Yiğit ve korkusuz biri. Daha önce hiç kan dökmemiş olmasına rağmen babasına yardım etmek için kendini feda etmekten çekinmiyor.

 Burla Hatun: Annedir ve oğlu için endişe duymaktadır. Yiğit ve korkusuz. Ailesini kurtaran bir hatundur.

5. Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Hikayesi ve Konusu

Dede Korkut Hikayeleri destan döneminden halk hikayeciliğine yine geçiş döneminin en önemli ürünlerinden biridir. Orta Asya’da şekillenmeye başlamış bu hikayeler Türklerin Anadolu’ya gelmelerinden sonra din ve çevre motiflerine göre bazı değişimlere uğramıştır. Bu yazıda Duha Koca Oğlu Deli Dumrul hikayesi ve konusu özelliklerini inceleyeceğiz.

Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Hikayesi İnceleme

Duha Koca Oğlu Deli Dumrul hikayesi olay örgüsü

  • Deli Dumrul’un kuru çayın üzerine bir köprü yaptırması
  • Deli Dumrul’un köprüden geçenlerden para alması
  • Köprünün yamacına bir obanın gelmesi
  • Obadan bir delikanlının vefat etmesi
  • Deli Dumrul’un Azrail’e kafa tutması
  • Azrail’in Deli Dumrul’un karşısına çıkması
  • Deli Dumrul’un Azrail kapışması ve yenilmesi
  • Deli Dumrul’un Allah’a bağışlanması için yalvarması
  • Deli Dumrul’un canı karşı can bulması için annesi ve babasından can istemesi
  • Deli Dumrul’a eşinin can vermesi
  • Allah’ın Deli Dumrul’un Anne ve babasının Deli Dumrul yerine canlarını alması
  • Deli Dumrul ve eşinin ömürlerinin uzaması
  • Dede Korkut’un gelip dua etmesi

Duha Koca oğlu Deli Dumrul, kuru bir çayın üzerine bir köprü yaptırır. Bu köprüden geçen ve geçmeyenden akçe alır. Bunun sebebini yiğitliğinin bedeli olarak gösterir. Fakat bu köprüden geçerken biri ölür ve deli dumrul bu kişinin canını alan Azrail’in gelip kendisiyle savaşmasını ister. Bunun üzerine Allah, Azrail’i Deli Dumrul’un canını alması için yollar. Fakat Deli Dumrul Azrail’i bir türlü yakalayamaz ve en sonunda türlü olaylar yaşadıktan sonra Allah’ın birliğine inanır ve iman eder. Allah ona bir can getirmesi karşılığında canını bağışlayacağını söyler fakat annesi ve babası canını vermek istemez. Bunun üzerine karısı “benim canımı al” der fakat Deli Dumrul Allah’a o zaman “ikimizin de canını al” der. Bunun üzerine Allah Azrail’e Deli Dumrul’un anne ve babasının canını almasını, Deli Dumrul ve karısına da 140’ar yıl ömür bağışlamasını söyler.

Hikâyede İşlenen Temalar: Türk Halk Hikayelerinde sıklıkla işlenen “Canının yerine can bulma” “merhamet” “özveri” gibi temalar işlenmiştir.

Hikâyede anlatılmak istenen ana düşünce, Allah’ın büyüklüğü ve duanın gücü. Duha Koca Oğlu Deli Dumrul hikâye özellikleri incelendiğinde bu metnin temasının evrensel olduğu görülmektedir.

Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Hikayesi Kişi Çözümleme

Deli Dumrul: 
Hikâyenin ana karakteri ve güçlü gözü pek biridir. İnanç noktasında hikâyenin başında zayıfken daha sonra Allah’ın varlığına inanır. Burada pişmanlık ve kahramanlık kavramlarını Deli Dumrul üzerinden anlatıldığını görürüz.

Azrail: Allah’ın, Deli Dumrul’a ona ders vermesi için gönderdiği bir melek.

Deli Dumrul’un eşi: Sadık, kocası için canını veren bir eş.

Deli Dumrul’un annesi –babası: Kendi ömürlerinden oğulları için vazgeçemeyen ailesi.

 

6. Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı Hikayesi ve Konusu

Türk edebiyatının en önemli eserlerinden birisi 12 hikâyeyi içeren Dede Korkut Kitabı’dır. Dede Korkut hikâyeleriyle halk hikâyeleri arasında benzerlikler vardır. Kan Turalı hikâyesinde bu benzerlik mevcuttur. Hikâyede, vahşi hayvanları güreşte yenen kahraman Selcen Hatun’la evlenmeye hak kazanmıştır. Kan Turalı, Selcen Hatunla birlikte yola çıkar. Yolculuk sırasında Kan Turalı’nın uykusu gelir ve Selcen Hatun’un dizlerine yatar ve yedi günlük Oğuz uykusunu uyumaya başlar. Dede Korkut Hikayeleri Orta Asya’da şekillenmeye başlamıştır. Dede Korkut Hikâyeleri Hazar Denizi’nin doğusu ve batısını kapsayan bir coğrafi alanda gelişir. Bu yazıda Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı Hikayesi ve Konusu özelliklerini inceleyeceğiz.

Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı Hikayesi İnceleme

Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı hikayesi olay örgüsü

  • Kanlı Koca’nın oğlunu evlendirmek istemesi
  • Oğlunun yiğit ve mert bir kız istemesi
  • Kanlı Koca’nın kız aramaya çıkması ve bulamadan dönmesi.
  • Kanlı Koca’nın oğlunun aradığı kızı Tırabuzan’a bir tekfurun kızı olduğunu haber etmesi
  • Kan Turalı’nın tekfurdan kız istemeye gitmesi
  • Kan Turalı’nın Tekfurun kızı Selcen’i almak için üç canavarı da öldürmesi
  • Annesi ve babasını görmeden evlenmek istemeyen Kan Turalı’nın yollara düşmesi
  • Yolda Kanlı Koca’nın uyuması, Selcen’in nöbet tutması, düşmanların saldırması, Selcen’in Kanlı Koca’yla düşmanlarla savaşması.
  • Düşmanın bastırıldığını sanan Selcen Hatun’un otağa gitmesi ve geri dönerek zor durumda olan Kanlı Koca’yı kurtarıp beraber yurda dönmeleri.
  • Düğün yapmaları, ziyafet vermeleri, Dedem Korkut’un gelip dua etmesi.

Oğuz zamanında Kanlı Koca denilen bir yiğit yaşarmış. Kanlı Koca, Kan Turalı adlı oğlunu evlendirmek istermiş. Oğlu evlenmek için kahraman ve gözü pek bir kız istediğini söylemiş. Babası, “Oğul sen kız istemezmişsin ki bir yiğit bahadır istermişsin.” diye yanıtlamış. Kan Turalı yola çıkmış ve diyar diyar kız aramaya gitmiş ve hiçbir yerde bulamamış. Trabzon beyinin kızının tam istedikleri gibi olduğunu öğrenmişler. Fakat bu kızı alabilmek için besledikleri üç canavarı öldürme şartı varmış. Bunun üzerine Kan Turalı ölümü göze alarak kızın yaşadığı yere gitmiş. Neden geldiğini öğrendiklerinde onu içeri almışlar ve soyundurup boğayı üzerine itmişler.

Oğlan boğayı öldürmüş ve derisini beyin önüne serip kızını almaya geldiğini söylemiş. Bu sefer aslanı meydana salmışlar, aslanı da öldürmüş, derisini beyin önüne serip kızını istemiş. Deveyi öldürdükten sonra kızı alabileceğini söylemişler. Kan Turalı deveyi de öldürmüş ve Selcen Hatunu alıp oradan ayrılıp yola çıkmışlar.

Bir yerde mola vermişler ama Kan Turalı tam uyurken düşmanlar onun üzerine yürümüş. Kan Turalı’nın annesiyle babası da onların oldukları yere gelmişler. Kan Turalı ve Selcen Hatun düşmanı dövüşerek yenmişler. Son Kan Turalı, hatunu öldürmeye karar verdi. Selcen Hatun buna çok üzüldü.”Bana kıyma” dedi. Kan Turalı ısrar edince dövüşmeye karar verdiler. Kız Kan Turalı’ya öyle bir ok fırlattı ki Kan Turalı’nın başında olan bit ayağına indi. Kan Turalı davasından vazgeçti. “Ben sana kıyamam, seni sadece deniyordum” dedi. Kız da” Her attığımı vuran biriyim. Ama ben de temrensiz ok atarak seni denedim. Ben de sana kıyamam” dedi. Sonra birbirlerine sarıldılar, koklaştılar. Boz atlara binip koşuştular. Bey babasının yanına eriştiler. Bir çadır dikip ve düğün yaptılar. Hikâyenin sonunda Dede Korkut dua eder;

“Ecel geldiğinde arı imandan ayırmasın.

Mevla’m alçaklara el açtırmasın.

Allah’ın verdiği umudun kesilmesin.

Ak alnında beş kelime dua kıldık, kabul olsun.

Âmin diyenler Tanrı’nın yüzünü görsün.

Derlesin toplasın günahınızı adı güzel Muhammed Mustafa’ya bağışlasın Hânım hey! …”

Hikâyede İşlenen Temalar: Türk Halk Hikayelerinde sıklıkla işlenen “güven”, “aşkı için savaşma” burada da işlenmiştir.

Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı hikâye özellikleri incelendiğinde bu metnin temasının evrensel olduğu görülmektedir.

Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı Hikayesi Kişi Çözümleme

Kanlı Koca: Kan Turalı’nın babasıdır. Gürbüz bir erdir. Oğlunun evlenmesini istemektedir.
Kan Turalı: Kimsenin yenemediği üç canavarı yenecek kadar güçlü, yiğit bir kahramandır.  Kendisi gibi bir kız arar. Anne ve babasına düşkündür. Çok gururludur.
Tırabuzan Tekfuru: Kafir bir beydir. Kızını vermemek için hilelere başvurur.
Selcen Hatun: Fevkalade güzel, savaşçı, çok hünerli yiğit bir kızdır. Eşi için düşmanlarla savaşır. Eşini çok sevmektedir.

 

7. Kazılık Koca Oğlu Yiğenek Hikayesi ve Konusu

Türk edebiyatının en önemli eserlerinden birisi 12 hikâyeyi içeren Dede Korkut Kitabı’dır. Dede Korkut Hikayelerinin IX. ve XI. yüzyıllar aralığında oluştuğu ve XV. yüzyılın sonunda, yazıya geçirildiği görüşü yaygındır. Dede Korkut Hikayeleri Orta Asya’da şekillenmeye başlamıştır. Oğuzların kendi aralarındaki mücadeleler, olağanüstü güçlerle mücadeleler ve komşularıyla olan mücadeleleri bu hikayelerin konusudur. Bu yazıda Kazılık Koca Oğlu Yiğenek Hikayesi ve Konusu özelliklerini inceleyeceğiz.

Kazılık Koca Oğlu Yiğenek Hikayesi İnceleme

Kazılık Koca Oğlu Yiğenek hikayesi olay örgüsü

  • Kam Gan oğlu Bayındır Han, İç Oğuz ve Dış Oğuz Beylerine büyük bir ziyafet verir.
  • Kazılık Koca şarabın etkisiyle coşar ve Bayındır Han‘dan akın diler.
  • Kazılık Koca, Bayındır Han ‘dan akın diler ve Düzmürd Kalesi ‘nde Direk Tekür ile savaşır.
  • Savaşta kâfire tutsak düşer.
  • Kazılık Koca, Düzmürd Kalesi ‘nde Direk Tekür ile savaşırken kâfire tutsak düşer. 16 yıl tutsak kalır.
  • Oğlu Yiğenek bunu öğrenince, Oğuz Beyleri ile akın eder ve babasını kurtarır.
  • Dede Korkut gelir boy boylar, soy soylar, Oğuznâmeler söyler.

Bayındır Han’ın veziri Kazılık Koca, Bayındır Han’ın huzuruna çıkar ve sefere çıkması için izin ister. Han “nereye istersen git” der. Kazılık Koca ve adamları, günler geceler boyu yol gittiler. Karadeniz kıyısında Düzmürd Kalesi’ne vardılar. Bu kalenin tekfuru çok yaman biri idi. Oraya varır varmaz, Kazılık Koca’yı gürzü ile tepeleyip, esir aldı. On altı yıl Kazılık Koca esir kaldı.

Kazılık Koca sefere çıktığı vakit, bir yaşında bir oğlu vardı. Yaşı on altısına gelince, tesadüfen babasının tutsak olduğunu öğrendi. Bayındır Han’ın huzuruna varıp, babasını kurtarmak için, izin ve asker istedi. Bayındır Han, beyleri topladı. Birkaçına görev verdi. Beyler ve oğul, amcası Emen de dahil, hep birlikte Düzmürd Kalesi’nin dibine kadar varıp konakladılar. Tekfur kalesinden çıktı, teke tek kavga istedi. Yirmi dört Oğuz Beyi sıra ile Tekfur’un karşısında yenik düştüler. En son Yiğenek oğlan, Tekfur ile kapıştı. Allah’ın izni ile Tekfuru yendi. Babası serbest kaldı. Baba-oğul, sarılıp koklaştılar. Kalenin kilisesini mescit yaptılar.

“Dedem Korkut gelip destan söyledi, deyiş dedi. Bu Oğuzname Yigeneğin olsun dedi.

Dua edeyim hanım: Yerli kara dağların yıkılmasın. Gölgeli koca ağacın kesilmesin. Ak sakallı babanın yeri cennet olsun. Ak bürçekli ananın yeri cennet olsun. Ahir sonu an imandan ayırmasın. Ak olnında beş kelime dua kıldık kabul olsun. Günahınız adını güzel Muhammed Mustafa’nın yüzü suyuna bağışlasın hanım hey!”

Hikâyede İşlenen Temalar: Türk Halk Hikayelerinde genel olarak işlenen tedbir ve tevekkül burada da yer almaktadır. Bir oğul ne kadar zaman geçerse geçsin özünü tanımak ister.

Bu hikâyede yigenek fazla gücü olmasa bile savaşta Allah’a sığınır ve dua eder. Savaşı kazanır.  Kazılık Koca Oğlu Yiğenek Hikayesi özellikleri incelendiğinde bu metnin temasının evrensel olduğu görülmektedir.

Kazılık Koca Oğlu Yiğenek Hikayesi Kişi Çözümleme

Bayındır Han: Asker vererek akına yardımcı olur.

Kazılık Koca: Yiğittir, korkusuzca savaşmıştır. Savaşta esir düşer. Bir yaşında en son gördüğü oğlunu, onu kurtarıncaya kadar göremez.

Yigenek: Yiğittir ve korkusuzdur. Bir olay sonucu babasının yaşadığını öğrenince onu kurtarma isteği ile yanıp tutuşur. İlahi güç ve kendine güveni ile babasını kurtarmaya çalışır.

Tekür: Düşmandır. Oldukça güçlüdür ve yenilmesi zor bir düşmandır. Kazılık Koca’yı esir alır.

 

8. Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi Hikayesi ve Konusu

Dede Korkut Hikayelerinin her biri farklı konuları işler. Genel olarak işlenen tema evrenseldir. Bu bölümde inceleyeceğimiz Tepegöz hikayesi, Anadolu ve Balkanlardaki sözlü kaynaklarda “Tepegöz” olarak bilinmektedir. Azerbaycan’da “Kellegöz”, Hazar Denizi’nin doğusunda ise “Yekeköz” adıyla sözlü kaynaklarda anlatılmakta olup, hikâyenin Türkiye ve Türk dünyasında yüzlerce varyantı bulunmaktadır. Bu yazıda Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi Hikayesi ve Konusu özelliklerine odaklanıyoruz.

Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi Hikayesi İnceleme

Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi Hikayesi olay örgüsü

  • Oğuz’un üstüne aniden düşman saldırısı
  • Aruz Koca’nın oğlunun düşmesi
  • Aslanın oğlanı bulup büyütmesi
  • Oğuzların yurtlarına yerleşmeleri
  • Çobanın müjdeli haber getirmesi
  • Beylerin çocuğu geri getirmesi ve kutlama yapmaları
  • Oğlanın kaçması ve beylerin onu geri getirmesi
  • Dede Korkut’un öğüt vermesi
  • Oğuzların göç etmesi
  • Çobanın buradaki pınara yerleşen perileri kovmak istemesi
  • Peri kızının çobandan kurtulup kaçması
  • 1 yıl sonra çobanın yaylaya dönmesi
  • Perinin çobana bıraktığı emanetin Tepegöz çıkması
  • Aruz’un Tepegöz’ü evlatlık alması ve kötülüğü yüzünden evden kovması
  • Peri annesinin Tepegöz’e güçlü bir yüzük emanet etmesi.
  • Halkın korkup Tepegöz’ün isteklerini yapması
  • Son oğlunu da Tepegöze vermek istemeyen ananın Basat’a gitmesi
  • Basat’ın Oğuzları kurtarmak için dönmesi
  • Tepegöz’ün Basat’a oyunları ve Basat’ın hepsinden zekasıyla kurtulması
  • Basat’ın kızıp Tepegöz’ü öldürmesi
  • Dede Korkut’un gelip dua etmesi

Oğuz kavmine bir gece düşman saldırır. Aruz Koca savaştan kaçmak için göç ederken yolda oğlunu düşürür. Oğlan bu olay sırasında aslan tarafından bulunur ve büyütülür. Oğuz yine yurduna yerleştiğinde ve bu saldırının etkilerini zamanla yumuşatmaya başladığında bir çobandan müjdeli bir haber alırlar. Çocuğu bulurlar. Fakat oğlan bu yaşama ayak uydurmakta zorlanır ve her defasında soluğu aslanın ininde alır. Dede korkut çocuğa insan olduğunu anlatmaya çalışır ve ona Basat adını verir. Aruz’un bir çobanı bir gün pınar kenarında bir peri görür ve ona fenalık eder. Peri bir sene sonra gelip onda olan emanetini almasını söyler ve gider. Bir sene sonra çoban pınarın yanına gider. Peri kızı emaneti çobana verir. Bu büyük, parlayan bir kütledir. Oğuz’un başına felaket açtığını söyler ve gider. Çoban korkuya kapılır ve kütleyi orada bırakıp kaçar. Bayındır Han bir gün yiğitleriyle gezerken bu kütleyi görür ve ne olduğunu anlamaya çalışırlar. Kütle kırılıp içinden tepesinde tek gözü olan bir oğlan çıkar. Aruz Tepegözü evlat edinir. Fakat bu küçük oğlan doymak bilmez. Önce dadılarını, sonra oğlancıkları yer. Aruz Tepegözü karşısına alır ve konuşur ama sonunda çaresiz kalıp onu yurttan atar. Peri geldi oğlunu kesici aletlerden korusun diye parmağına yüzük taktı. Tepegöz artık dağda yaşıyordu. Yakaladığı her insanı yemeye başladı. Oğuz’dan da insanlar öldü. Oğuz halkı Tepegözü öldürmeye kalkınca daha fenası oldu. Pek çok kişi öldü. Çaresiz kalan Oğuz, Dede Korkut’tan yardım istedi. Dede Korkut Tepegöz ile anlaşmaya oturdu. Günde iki adam beş yüz koyun haraç verme konusunda anlaştılar. Fakat en az iki çocuğu olan her Oğuz içinden birini seçmek zorunda kaldı. Anaların canından canı koparıldı. Felek döndü iki oğlundan teki kalmış olan aileye vurdu. Ana yüreği dayanamadı bu son kalan evladı korumak için Basat’ın yanına vardı. Olanları anlattı. Basat oğlu yerine bir esir verdi. Geri döndü anasının, babasının elini öptü.  Tepegözü öldürmeye yola koyuldu. Bir vurdu iki vurdu kılıcı Tepegöze işlemedi. Tepegöz Basatı alıp aşçılarına teslim etti uyudu. Basat kurtuldu ve aşçılara nasıl öldürebileceğini sordu. Sadece gözünün et olduğunu söylediler. Basat közüne kızgın şişi soktu. Tepegöz acı içinde uyandı. Gözü kör oldu. Mağaraya kaçan Basat’ı orada kıstırdı. El yordamı ile mağaradaki koyunları tek tek yokladı. Basat bunu görünce bir koçun derisini yüzdü onun postuna büründü. Oyun yaptı ve kaçmayı başardı. Tepegöz bu akıllı kardeşini kutladı ona yüzüğünü verdi, hazinesini verdi, kılıcını verdi. Tüm bu emanetler tuzaktı. Basat tüm bu tuzakları anladı ve ölmedi. Tepegözü yok etti. Dede Korkut duasını etti.

Hikâyede İşlenen Temalar: Oğuzların olağanüstü güçlerle mücadelesi anlatılmaktadır. Toplumda en canlı güç unsuru insandır. Kişide dönüşüm çocukluk ve gençlik yıllarında olur. Zenginlik ve güç birlikte hareket etmektedir. Zekâ ve kendine güvenin en güçlü silah olduğunu anlatan bir hikayedir.

Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi Hikayesi Kişi Çözümleme

Aruz Koca: Herkesi seven ve koruyan bir lider. Tepegözü evlat edinir ve onu büyütür.

Basat: Aruz Koca’nın oğludur. Aslanlar tarafından büyütülür. Üvey kardeşi Tepegöz insanları öldürünce dayanamaz onu yener. Oğuz beylerini kurtarır.

Peri kızı: Tepegözün annesidir. Kendisine kötülük yapan yüzünden tüm Oğuzları cezalandıracaktır.

Çoban: Kötüdür. Bir peri kızına kötülük yapmıştır.

Tepegöz: İnsanlardan farklıdır ve Basat’ın üvey kardeşidir.

 

9. Begil Oğlu Emren Hikayesi ve Konusu

Dede Korkut Hikayelerinin her biri farklı konuları işler. Dede Korkut hikâyelerinin birinci derecede kahramanı Dede Korkut, Kazakistan kaynaklarına göre Kızılordalıdır ve mezarı Sırderya Irmağı’nın kenarındadır. Dede Korkut hikâyeleri IX ve XI. yüzyıllarda oluşmuş, XV. yüzyılın sonunda yazıya geçiştirilmiştir. Bu yazıda Begil Oğlu Emren Hikayesi ve Konusu özelliklerini inceliyoruz.

Begil Oğlu Emren Hikayesi İnceleme

Begil Oğlu Emren Hikayesi olay örgüsü

  • Bayındır Han’a, Gürcistan’dan haraç olarak bir kılıç, bir çomak, bir at gelir.
  • Bayındır Han buna kızar.
  • Bunları boylara veremeyeceğini söyler ve dede korkuta danışır.
  • Dede korkut bu üç aracında tek bir yiğide verilmesini söyler.
  • Begil Yiğit kabul eder ve Gürcistan sınırına yerleşir.
  • Bayındır Han, Begil yiğide hünerlerinin atına bağlı olduğunu söyler ve Begil buna gocunur.
  • Ava çıkan Begil Yigit bu sırasında sağ uyluğunu kırar.
  • Bunu duyan düşmanlar Oğuzların üstüne yürür.
  • Begil Yiğit oğlu Emren direnir.
  • Allah ona kırk er gücü verir.
  • Düşman yenilir ve Dede Korkut duasını eder.

Gürcistan haracı olarak Bayındır Han’a altın akçe yerine at, kılıç ve çomak gelir. Buna oldukça sinirlenen Bayındır Han bu malları kimseye dağıtamayacağını söyler ve Dede Korkuta akıl danışır. Dede Korkut bu haraçları Oğuzları koruyacak bir yiğide vermesini söyler. Begil yiğit bu görevi kabul eder ve Gürcistan sınırına giderek oğuzları korumaya başlar. Yılda bir kez Bayındır Han’ın divanına çıkar ve kâfirlerin başını Oğuzlara teslim eder. Fakat Bayındır Han yiğit Begil’e atın olmasaydı senin bir hünerin de olmazdı deyince gocunur ve herkese küser. Yurdunu terk edecekken karısı sakin olmasını ve ava çıkmasını söyler. Fakat yiğit Begil bu av sırasında uyluk kemiğini kırar. Önceleri bunu herkesten saklarken karısına söyler ve karısı da tüm yurda duyurur. Kâfirler bunu işitince plan yapar ve düşmanlar saldırır. Bunun üzerine oğuzları korumak için Begil’in oğlu babasına ait her şeyi alarak 300 yiğitle savaş meydanına çıkar. Fakat düşman Tekür, Begil’in oğlu Emren’i küçümserler. Bunun üzerine Emren, Allaha yalvarır ve Allah ona 40 insan gücü verir. Bunun sonunda düşman yenilir ve Bayındır Han divanına çıkar. Dede Korkut duasını okur.

Hikâyede İşlenen Temalar: Sıklıkla Türk halk hikayelerinde işlenen temalardan biri olan yiğitlik ve cesaret burada da işlenmiştir. Begil Oğlu Emren hikayesi ana fikri bir çocuğun babasının onurunu korumak için onun yerine can verebilecek olmasıdır. Düşmanların her zaman en zayıf anı kolladığını unutulmaması gerektiğini vurgular.

Begil Oğlu Emren Hikayesi Kişi Çözümleme

Bayındır Han: Yurdun lideridir. Aldığı haraçtan memnun olmadığında Dede Korkuta danışır. Hikâye sonunda yiğidi divanında ağırlar.

Begil: Güçlü ve oldukça gururlu bir karakterdir. Çok değer verdiği Bayındır Han’ın sözlerine alınır.

Begil’in oğlu: En az babası kadar cesur ve babasının onurunu korumak için can verebilecek bir oğlandır. Düşmanı yener ve Bayındır Han’ın divanına çıkar.

Tekür: Kötü kalpli bir düşman ve korkaktır. Begil’in hasta halinden faydalanıp onu yenmek ister.

 

10. Uşun Koca Oğlu Segrek Hikayesi ve Konusu

Dede Korkut Hikayelerinin 15. Yüzyılın ikinci yarısında ya da 16. Yüzyılın başında yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Halk hikayeleri ile benzerlikler gösteren Dede Korkut Hikayeleri nazım ve nesir karışımıdır. Bu yazıda Dede Korkut hikayelerinden Uşun Koca Oğlu Segrek Hikayesi ve Konusu özelliklerini inceliyoruz.

Uşun Koca Oğlu Segrek Hikayesi İnceleme

Uşun Koca Oğlu Segrek Hikayesi olay örgüsü

  • Uşun Koca oğlu Eğrek’in kan dökmek için izin istemesi
  • Kara Tekür’ün Eğrek’i tutsak alması.
  • Eğrek’in kardeşi Segrek’in büyümesi
  • Segrek’in tesadüfen abisinin tutsak olduğunu öğrenmesi
  • Babasının bu haber yalanlaması
  • Segrek’in evlendirilmesi
  • İnatla yine de abisini bulmak için yola koyulması
  • Tekür’ün bunu öğrenip askerlerini salması
  • Segrek’in hepsini yenmesi
  • Tekür’ün oyun oynayıp Eğrek’i, Segrek’i öldürmesi için yollaması
  • İkisinin kardeş olduğunu fark etmeleri ve Tekür’ü yenmeleri
  • Dede Korkut’un duası

Eğrek, Uşun Koca’nın oğludur. Bayındır Han’ın sohbetlerine her zaman katılır. Bir gün Ters Uzamış, Eğrek’i kenara çeker ve kan dökmeyen birinin burada işi olmadığını söyler. Eğrek Kazan Beyden akın için izin ister. 300 askerle yola çıkar. Geçtikleri her yeri alırlar ve zafer kazanırlar. Fakat bir gün Kara Tekür Oğuz beylerine bir tuzak kurar. Eğrek adamlarıyla beraber bu tuzağa düşer ve yiğitler kâfirler tarafından öldürülür. Eğrek esir alınır. Uşun koca bunu duyar ve bütün aile perişan olur. Yıllar geçer Eğrek’in küçük kardeşi Segrek büyür. Bir gün bir kavgayı ayırırken abisinin aslında esir alındığını öğrenir. Bu haberin doğru olup olmadığını babasına sorduğunda aile daha fazla üzülmek istemez ve ona yalan söyler böyle bir şeyin olmadığını anlatırlar. Sonra da oğlanı evlendirirler. Karısına kardeşini bulmadan yaklaşmayacağını ve üç sene kendisini beklemesini gelmezse de evlenmesini söyleyip yola koyulur. Yeni gelin kocasının ölmesini istemez ve uğursuz gelin olmaktansa, hayırsız gelin desinler der ve Segrek’in ailesine olan biteni anlatır. Baktılar ki inadından dönmüyor o zaman anne ve babası Segrek’i uğurlar. Bu olayları Tekür duyar. Üzerine adamlarını gönderir. At sahibi Segrek’i uyandırır ve gelen adamları esir almasını sağlar. Kaçmayı başaran kâfirler olup biteni Tekür’e anlatır. Altmış kişi bir oğlanı alt edemez. Bu sefer yüz kafir gönderir. Yine atı sahibini uyandırdı. Gelen düşmanla savaşıldı. Düşman kaleye hapsedildi ve Segrek uykuya daldı. At bu sefer sahibinden ayrıldı ve kaçtı. Tekür üç yüz adamını göndermek istedi hiçbiri gitmedi. Hepsi Segrek’ten korktu. O vakit esir Egreği hazırlattı. Ona yolda bir delinin halka zulüm ettiğini ve yemeklerine zorla el koyduğunu söyleyerek tuzak kurar. Eğer onu öldürürse esareti biteceğini söyler. Egrek serbest kalacağını duyunca kılıç kuşanıp üç yüz kâfirle Segrek’in uyuduğu yöne yol aldı. Kâfirler korktu yanaşmadı. Egrek at sürüp devam etti. Atından indi uyuyan Segrek’e kopuzla söyledi. Segrek uyandı. İkisi birbirinin kardeşi olduğunu anladı. Sarıldılar, öpüştüler, özlem giderdiler. Tekür’ü birlikte yendiler. Yurda döndüler.  Ziyafet verildi. Dede Korkut çıkageldi ve duasını etti.

Hikâyede İşlenen Temalar: Aile kavramının kutsallığıdır. Türk Halk Hikayelerinde sıklıkla işlenen bir konu kardeşlerin yiğitliği ve birbirlerine bağlılığıdır.

Uşun Koca Oğlu Segrek Hikayesi Kişi Çözümleme

Uşun Koca ve hanımı: Segrek ve Eğrek’in ana babasıdır. Oğullarına değer verirler.

Eğrek: Yiğit ve cesurdur. Kan akıtması gerekince bunu görev edinmiştir. Esir düşer.

Segrek: Güçlü ve merttir. Abisini kurtarmak için elinden geleni yapar.

Tekür: Kötü ve kurnaz bir karakterdir.

 

11. Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkarması Hikayesi ve Konusu

Giriş ve on iki hikâyeden oluşan Dede Korkut hikâyelerinin 15. Yüzyılın ikinci yarısında ya da 16. Yüzyılın başında yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Bu yazıda Dede Korkut hikayelerinden Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkarması Hikayesi ve Konusu özelliklerini inceliyoruz. Dede Korkut hikâyelerinde Hanlar Hanı Bayındır Han en üst mevkidedir. Ondan sonra Salur Kazan gelir.

Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkarması Hikayesi İnceleme

Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkarması Hikayesi olay örgüsü

  • Trabzon Tekfurunun Kazan Han’a şahin hediye etmesi
  • Şahinin Toman kalesine gidişi ve Salur Kazan’ın da peşinden gitmesi
  • Kazan Han’ın burada tutsak edilip kuyuya atılması
  • Tekfurun karısının Kazan Han’ı kuyunun dibinde yaşarken bulması
  • Kazan Han’ın domuz damına hapsedilmesi
  • Kazan Bey’in oğlu Uruz’un büyümesi
  • Uruz’un tesadüfen babasının tutsak olduğunu öğrenmesi
  • Uruz’un babasını kurtarmak için yola koyulması
  • Tekfur’un tuzakları
  • Baba-oğulun kavuşması
  • Dede Korkut’un duası

Tırabuzan tekfuru, Kazan Han’a bir şahin gönderir. Kazan Han, bu şahinle ava çıkar, şahin Toman Kalesi’ne yönelince Kazan Han da peşine düşer. Dağlar, tepeler aşar ve sonunda uykusu gelir, ileride bir kale görür ve yanındaki yiğitlerle orada uyuyarak dinlenir. Kazan Han ve yanındaki yiğitlerin uyuduğunu öğrenen düşmanlar hemen bu kaleye saldırırlar ve yirmi beş yiğit şehit olur. Kazan Han’ı esir alıp Toman Kalesi’nde bir kuyuya atarlar.

Bir gün tekfurun karısı Kazan Han’ı merak edip kuyunun başına gelir, yaşadığını görünce çok aşırır. Ona nasıl yaşadığını sorar. Kazan Bey de ölülerin yiyeceklerini yediğini söyler. Tekfurun karısı der: Dinin için Kazan Bey, yedi yaşında bir kızcağızım ölmüştür, kerem eyle onun yiyeceğini alma der. Kazan Bey bunu kabul etmez, tekfurun karısı da bir domuz damına hapsedilmesine vesile olur. Aradan uzun yıllar geçer ve Kazan Bey’in oğlu Uruz büyüyüp bir delikanlı olur. Ama babasının esir olduğunu bilmez. Dedesi Bayındır Han’ı babası zanneder. Gerçeği öğrenince anasına çok kızar ve babasını kurtarmak için hemen yola çıkar. Uruz ve ona yardım eden beyler pek çok düşmanı öldürürler. Bunun üzerine tekfur ve bir plan yapar ve Kazan Han’ı Uruz’un karşısına birbirlerini öldürmeleri için çıkarır. Durumdan habersiz olan Kazan Han ve oğlu savaşmaya başlar; ama Kazan Han karşısındaki kişinin oğlu olduğunu anlar ve baba oğul kucaklaşıp hasret giderirler. Daha sonra hep birlikte düşmanı yenerler ve yedi gün yedi gece eğlence düzenlerler. Dede Korkut duasını eder;

“Ölüm vakti geldiğinde arı imandan ayırmasın. Kadir seni namerde muhtaç etmesin. Beş kelime dua kıldık, kabul olsun. Âmin diyenler Tanrı’nın yüzünü görsün. Günahınızı adı güzel Muhammed Mustafa hürmetine bağışlasın hanım hey!”

Hikâyede İşlenen Temalar: Bu hikâyede Oğuzların komşuları ile olan mücadelelerini görmekteyiz. “Aile”, “Baba-çocuk” sevgisi her zorluğu yener.

Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkarması Hikayesi Kişi Çözümleme

Salur Kazan: Tuzağa düşerek tutsak olan cesur ve yiğit bir baba.

Uruz: Salur Kazan’ın oğlu. Babasını kurtarmak için her şeyi göze alan bir çocuk.

Tekfur: Kötü ve kurnaz bir karakterdir.

12. İç Oğuz’a Dış Oğuz Asi Olup Beyrek’in Öldürülmesi Hikayesi ve Konusu

Dede Korkut, Oğuzların akıl hocasıdır. Oğuz kavmindeki sorunlar ona danışılır, yeni doğan çocuklara isim verir, evlenmek isteyenleri de evlendirir. Dede Korkut kopuzun bulucusu ve ozanların piri kabul edilmektedir. Giriş ve on iki hikâyeden oluşan Dede Korkut hikâyelerinin her biri farklı konuları işler. Burada inceleyeceğimiz hikâyede Oğuzların kendi aralarındaki mücadeleler anlatılmaktadır. İç Oğuz’a Dış Oğuz Asi Olup Beyrek’in Öldürülmesi Hikayesi ve Konusu özelliklerini inceliyoruz.

İç Oğuz’a Dış Oğuz Asi Olup Beyrek’in Öldürülmesi Hikayesi İnceleme

İç Oğuz’a Dış Oğuz Asi Olup Beyrek’in Öldürülmesi Hikayesi olay örgüsü

  • İç Oğuz ve Dış Oğuzların arasındaki anlaşmazlık
  • Dış Oğuz beylerinin Salur Kazan’ın evine gelmemeleri
  • Kılbaş’ın Aruz’dan yardım istemesi ve onun kabul etmemesi
  • Salur Kazan’ın dış oğuzları düşman ilan etmesi
  • Destek olması için Beyrek’i iç oğuzlara katmak istemeleri
  • Beyrek’in ihanet etmediği için öldürülmesi
  • Salur Kazan’ın Beyrek’in intikamını almak için Aruz’u öldürmesi
  • Dış Oğuzların Salur Kazan’dan af dilemesi.
  • Dede Korkut’un duası

Kazan üç yılda bir Dış Oğuz`la İç Oğuz beylerini toplardı. Salur Kazan evini yağmalamalarına izin verirdi. Salur Kazan’ın evindeki son yağmalama sırasında Dış Oğuz Beyleri orada değildi. Bu olaydan sonra Dış Oğuz Beyleri Kazan’dan uzak durma kararı aldılar.

Kazan, Dış Oğuz`a Kılbaş isimli adamını yolladı ve düşman mı dost mu olduklarını görmek istedi. Kılbaş Dış Oğuz Beylerinden Aruz’un evine gidip Salur Kazan’ın darda kaldığını, kendilerinden yardım istediğini söyler. Aruz Kabul etmez. Kılbaş ise sadece Aruz`un düşman olup olmadığını öğrenmek için geldiğini söyleyerek yanından ayrılır.

Aruz, Dış Oğuz Beylerini yanına çağırır ve bundan sonra Salur Kazanla düşman olduklarını duyurur. Onların desteğini alır. Barışı sağlamak istediklerini söyleyerek Beyrek`i yanlarına çağırdılar. Onun da Kazan’ı karşısına almasını ve onların yanında olmasını isterler. Beyrek kabul etmez. Beyrek’i hemen öldürürler. Bunu duyan Salur Kazan hemen yola çıkar. İkisi savaş meydanında savaşırken Aruz yaralanır. Kardeşi gelir Aruz`un başını keser. Aruz’un öldüğünü duyan Dış Oğuz beyleri Salur Kazan’dan af diler ve kavga biter.

Dede Korkut gelir, dua eder.

“Âmin diyenler

Tanrı’nın yüzünü görsün

Derlesin toplasın günahınızı

Muhammed Mustafa’ya bağışlasın hanım hey!”

Hikâyede İşlenen Temalar: Bu hikâyede Oğuzların kendi aralarındaki savaş konu edilmiştir. Bu savaşta “sadakat” teması işlenmiştir.

İç Oğuz’a Dış Oğuz Asi Olup Beyrek’in Öldürülmesi Hikayesi Kişi Çözümleme

Salur Kazan: İç Oğuzların koruyucusu.

Aruz: Gururlu biridir. Gururuna yenik düştüğü için ölür.

Beyrek: Bağlılığı ve sadakati temsil eder.

 



*****
EserOzetleri.Com adresini daha hızlı ziyaret edebilmek için Sık Kullanılanlara eklebilirsiniz.
Bunun için Ctrl + D yapmanız yeterlidir.

Ayrıca yorum yaparak düşüncelerinizi kolayca paylaşabilirsiniz.
Yorumlarınız Editörlerimiz tarafından en kısa sürede onaylanacaktır.
Önerileriniz, katkılarınız ve destekleriniz için teşekkür ederiz.
EserOzetleri.Com
*****
Popüler Aramalar

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?