Bin Hüzünlü Haz Roman Özeti – Hasan Ali Toptaş

  • 15 Mart 2018
  • 904 kez görüntülendi.
Bin Hüzünlü Haz Roman Özeti – Hasan Ali Toptaş

Bin Hüzünlü Haz Roman Özeti

Bin Hüzünlü Haz romanı Hasan Ali Toptaş tarafından kaleme alınan postmodern romanlarımızdan biridir.  1999 yılında yayınlanan Bin Hüzünlü Haz romanı postmoders roman türündeki önemli eserlerden biridir. Bin Hüzünlü Haz roman özetini sizler için yazdık. Eser ve yazarla ilgili yorumlarınızı bizimle paylaşmaktan çekinmeyiniz lütfen.


ROMAN: BİN HÜZÜNLÜ HAZ

YAZAR : HASAN ALİ TOPTAŞ

ÖNEMİ: Postmodern bir anlatı olması ve değişik anlatım tekniklerinin kullanılması açısından önemlidir.

TÜRÜ: Postmodem roman

KONUSU: Bin Hüzünlü Haz bir yazarın yazmaya başladığı hikâyenin kaybolan kahramanını arayan bir anlatıcının hikâyesine iç içe iki metin şeklinde anlatmıştır.

ŞAHIS KADROSU:

Alaaddin: Postmodern dünyada kahramanlar yoktur, başkahraman, birincil kişi, ikincil kişi olarak ifadelendirilecek bir şahıs kadrosu tanımlaması bulunmaz. Alaaddin, anlatıcının arayışı içinde şekilden şekle giren bir şahıstır. Anlatıcının Alaaddin’in kim olduğuna dair kesin bir düşüncesi yoktur. Alaaddin, metin boyunca kılıktan kılığa girer.

BİN HÜZÜNLÜ HAZ ÖZETİ:

Alaaddin’in anlatıcı olduğu bu romanda aslında Alaaddin anlatılan bir roman kişisidir. Varlığı gerçek dünyadan koparılan parçaların bir araya getirilmesiyle meydana gelmiş, içinde her şeyden ve herkesten bir şeyler olan hayal ürünü bir insandır. Şehrin karanlık sokaklarında dolaşırken karşısına papyonlu bir garson çıkar ve Alaaddin’in MOTEL ROM denen bir yerde olduğunu söyler ve anlatıcı oraya gider, yaşlı bir kadınla karşılaşır. Kadın, anlatıcıya bu arayışın sonunda ancak arayış boyunca çekeceği zevkli bir ıstırabın damaklarında kalan tadını bulabileceğini söyler. Kadın, anlatıcının aradığı Alaaddin’in her şey olabileceğini söyler. Yaşlı kadından bir şey öğrenemeyen anlatıcı sokaklarda gezmeye devam eder. Sokaktaki insanların alınlarında gördüğü hikâyelerde arar Alaaddin’i, ancak onların hikâyeleri arasında kaybolur.

Anlatıcı, Alaaddin’i şehirde bulamayacağını düşünür. Bu sırada bir kale görür ve aklından geçen şeyi bulmuş gibi, hızlı hızlı yürümeye başlar. Asip Dağı’nın tepesinde bulunan kaleye doğru yol alırken anlatıcı, kale ve dağ birden kayboluverir. Bir türbenin yanında bulur kendisini. Sonrasında ise zamanın kuşlara döndüğü, toprağa, dağlara, nehirlere, göllere dönüştüğünü görür. Şehrin görüntüsüyle, sesiyle karışmış, iç içe geçmiş bir ormana girer anlatıcı. Bu orman anlatıcının zihin dünyasıdır aslında. Sonra Alaaddin’in hikâyesi, tahtı ele geçiren kardeşi tarafından boynunun vurdurulup vurdurulmayacağını düşünen bedbaht bir şehzade olarak dolaşır dillerde. Alaaddin, Tatar kızının katilidir ve anlatıcının sesinden onun gizlenmeye çalışması anlatılır. Anlatıcı olasılıklar zinciri halinde Alaaddin’in saklandığı veya saklanabileceği yerleri hayal eder. Anlatıcının Alaaddin’i arayışı Asip Dağı’nın yanında gördüğü türbede son bulur. Çünkü artık anlatıcı hikâyesinin kahramanına kavuşmuş olur.


Hasan Ali Toptaş’ın Diğer Eser Özetleni Okumak için Tıklayın.

Eser Özetlerini cep telefonlarınızdan okumak isterseniz android uygulamamızı mutlaka indirin.

Diğer Cumhuriyet Edebiyatı Eser Özetlerini okumak için ilgili kategoriye gidiniz.

Popüler Aramalar

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 5 YORUM
  1. NİSA dedi ki:

    özetler için teşekkür ederiz her gün okuyorum

    1. ahmet dedi ki:

      Fayladı oluyorsa ne mutlu bize. Başarılar dileriz.

  2. Perişan Gazeller dedi ki:

    Bin Hüzünlü Haz roman özetini sizler sayesinde kolaylıkla öğrendim, teşekkürler.

  3. Gamzeli Yar dedi ki:

    Uzun süredir aradığım siteyi ve uygulamayı nihayet buldum. Çok sağolun bu güzel eser özetleri için. Harikasınız.

  4. Serpil Kanyon dedi ki:

    Emeğiniz için gerçekten çok ama çok teşekkürler.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Scroll Up